Ağlayan Bir Bebeği Sakinleştirmemin En İyi Yolu Nedir?

Kapalı bir yerde ciyak ciyak ağlayan bir bebekle baş başa kalmış herkes bunun ne kadar stresli bir şey olduğuna şahitlik edebilir. Çılgına dönen anne-babalar bebeği sallamak, bebek arabasıyla parkta fır dönmek, kranyal osteopati, titreşimli yataklar veya bebeğin ağlamalarını yorumlayarak aç mı, sıkılmış mı, uykulu mu yoksa rahatsız mı olduğunu anlayabildiğini iddia eden çeşitli aletler için yüzlerce lira harcamak gibi bir sürü şeyi denerler.

Kuşkusuz, bu tür stratejilerin her birine tepki veren bebekler varsa da, bilim insanları konuyu ele alarak bunların bazılarını test ettiler.

Anne-babaların kullandığı ilk stratejilerden biri, genellikle, bebeklerini bir ana kucağı veya bebek askısı ile dolaştırmaktır. Çalışmalar bu metodun işe yarayıp yaramadığı konusunda çelişkili sonuçlar elde ettiler: bazıları bunun etkili olabilmesi için bebekleri altı haftalıktan önce dolaştırmaya başlamanız gerektiğini bulurken diğerleri dolaştırmanın toplam ağlama süresini azaltmadığını buldular. Ayrıca, bebeği uzun süreler kucakta taşımanın, bebeği kendi yatağında uyumak yerine, anne-babasının kollarında uykuya dalmaya alıştıracağına dair endişeler de mevcuttur.

Kucakta taşınmanın, kolikli bebekler için, elbette pek de fazla özel bir yardımı olmamaktadır. Bebeklerin devamlı annelerinin kucağında taşındığı toplumlarda bile, ağlamaları susturulamayan bebekler vardır. Bebeklerinin çok fazla ağladığını söyleyen altmış altı anneyi kapsayan rasgele kontrollü bir deneme, ağlama ve telaşlanma süre ve sıklıklarında, bebeklerini sadece sallayarak sakinleştirenlerle bebeklerini dolaştırma sürelerini günde ortalama iki saat daha arttıranlar arasında bir fark bulamamıştır.

Ağlamayı azaltan bir şey uyanık oldukları saatler için bebeklere esnek bir düzen uygulamaktır ki bu “Bebeklere Fısıldayan” Tracy Hogg’un da tavsiye ettiği yaklaşıma benzer. Bu çalışmada, arka arkaya gelen uyku ve beslenme dönemlerinden sonra bebekle bir oyun oynama süresi, sonra ana-babanın bebekte herhangi bir uyku belirtisi olup olmadığına (gözlerini ovuşturmak gibi) dikkat ettiği, mat üzerinde veya oyun parkında yalnız başına sakin bir süre ve en sonunda da (kundaklanmış veya çarşaf ve battaniyelerle sıkıca sarılmış olarak) uyuması için bebeğin tekrar yatağına koyulduğu bir düzenin sekiz haftalıktan daha küçük bebeklerde ağlamayı azalttığı bulunmuştur.

Başka çalışmalarda, bebeğin kol hareketlerini kısıtlamak amacıyla vücudunun üst kısmını kundaklamanın (veya sarmanın) keyif aldıkları gündüz uykularının miktarını arttırdığı belirlenmiştir ama bu arada kundaklanan bebeklerin hiçbir zaman yüz üstü yatırılmamasma ve kundaklamanın kol ve bacaklarını hiç oynatamayacakları kadar sıkı olmamasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Çok küçük bebeklerde ten temasının ağlamayı azaltabildiği ve altı aydan küçük bebeklerde masajın da ağlamayı azaltıp uykuyu ve gevşemeyi arttırdığı konularında da kanıtlar mevcuttur.

Eğer her şeyi denedinizse, herhangi ters bir durum yoksa ve bebeğiniz hâlâ susmuyorsa, çoğu pediatri uzmanı bu durumda, bebeğinizi güvenli bir yere bırakmanızı ve biraz ara vermenizi tavsiye eder. Ne yazık ki, az da olsa bir grup bebek belirli bir sebep olmadan da ağlamaya yatkındır. Burada iyi haber, beş ila altı haftalıkken çok ağlayan bebeklerin üç aylık olduklarında mutlaka sessiz bebeklerden daha huzursuz olmaya devam edecek olmamaları ve içlerinden pek çoğunun da bu aylarda tüm gece boyunca uyumaya bile başlayacak olduklarıdır.