Bebeğimin Hücreleri Doğumdan Sonra da Vücudumda Yaşamaya Devam Eder mi?

Bir bebek sahibi olmak sizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla değiştirmektedir. Hamileliğinizin ilk dönemlerinden itibaren tüm ömrünüz boyunca bebeğinizin cenin hücreleri halindeki küçük bir parçası sizin kan damarlarınızda dolaşacak ve kemik iliğinizde yaşayacaktır. Bu hücrelerin tam olarak ne yaptıkları belli değildir ama bizi kanser gibi hastalıklardan korumaya yardım ettikleri fikri gittikçe geçerlik kazanmaktadır: yani Annenin bebeğini büyütebilecek kadar uzun yaşama şansını kuvvetlendiren bir çeşit cenin sigorta poliçesidir.

Cenin hücrelerinin bu transferi (pek çok kadının daha hamile olduğunu bile fark etmediği bir zamanda) hamileliğin dört ila altıncı haftaları arasında başlar ve doğuma kadar devam eder. Her ne kadar bu hücreler yabancı olsalar da ve de annede bir bağışıklık reaksiyonu başlatmaları gerekse de, böyle bir durum görülmez – bazıları ise bu hücrelerin anneyi hastalıklardan korumakla beraber, onda romatoid artrit veya lupus gibi otoimmün hastalıkların oluşmasına katkı yaptığını düşünürler.

Hepatit C hastası olan kadınların karaciğerlerinde cenin hücrelerinin bulunmuş olması, o hücrelerin karaciğere yerleştiklerini ve orada hastalığın sebep olduğu hasarı örtmek için karaciğer hücrelerine dönüştüklerini düşündürmektedir. Bunun yanı sıra, göğüs kanseri gibi çeşitli diğer kanser türlerinden mustarip olan kadınların kanlarında sağlıklı kadınlarınkine göre daha az cenin hücresi olduğu görülmüştü ki bu da cenin hücrelerinden oluşan bu tamir takımının, kadınları bu hastalıktan korumaya – bir ihtimal kanser vücuda yerleşmeden önce bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını sağlayarak – yardım ettiklerini düşündürmektedir. Ayrıca, hayvanlarla yapılan çalışmalar, cenin hücrelerinin beyne kadar gittiğini ve orada (beyinde elektrik sinyallerini ileten) nöronlar ve onları besleyip destekleyen hücreler dahil çeşitli hücre tiplerine dönüştüklerini tespit etmiştir.

Ayrıca bunun tam tersi de gerçekleşmektedir. Hamilelik sırasında bebeklere de annelerinin hücrelerinden bir kısmı geçer ve onlarda yıllarca kalır. Bu anne hücrelerinin, kız bebeklerine büyüdüklerinde kendilerinin de başarılı hamilelikler yaşamalarına yardım sağladıkları konusunda kanıtlar bile vardır. Preeklampsi %6 ila 8 hamilede görülen ciddi bir komplikasyondur ve belirtileri yüksek tansiyon ile idrarda protein görülmesidir. Nedeni tam bilinmemektedir ama bir teori, bu hastalığın, annenin bağışıklık sisteminin hamileliğe aşırı tepki vermesi sebebiyle tetiklendiğidir. ABD, Seattle’daki Fred Hutchinson Cancer Research Center’dan Hilary Gammill ve meslektaşları, yakın bir tarihte, bir kadının preeklampsi olma riskinin kanında yerleşmiş anne hücrelerinin miktarı ile ne gibi bir ilişki içinde olduğunu araştırdı.

Genel olarak, hamilelik ilerledikçe anne hücrelerinin de sayıları artar; bu da mevcut anne hücrelerinin vücudun bir yerinden çoğaltıldığı veya nakledildiği düşüncesini akla getirir. Sağlıklı hamile kadınların %30’unun kanında üçüncü üç-aylık dönemde algılanabilir seviyede anne hücreleri varken, preeklampsi olan hamilelerde bu tip hücrelere hiç rastlanmaması, onların bir çeşit koruyucu etkisi olduğunu düşündürmektedir. Bir olasılık da, onların, kadının bağışıklık sisteminin ceninden gelecek hücrelere karşı daha hoşgörülü olmasına yardım sağlamasıdır. Diğer bir deyişle, kendisi artık çocuk doğuramasa bile Anneanne, ailesinin yaşamını dolaylı olarak korumaktadır.