Bebeğin Çıkardığı Sesler Ne Zaman Anlam Kazanır?

Bebekler agulamaya yaklaşık yedi aylıkken başlasalar da, çoğu dil uzmanı çıkardıkları seslerin anlam kazanması için birkaç ay daha geçmesi gerektiğine inanır. Konuşmaya başlama zamanları arasında muazzam farklılıklar olmasına rağmen bebekler ortalama bir yaş civarında ilk kelimelerini söylerler. Bazı bebekler hiç agulama dönemi geçirmeden direkt konuşmaya geçerler.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar ise agulamanın sadece basit ağız hareketleri olmadığını bulmuştur. Belki de hiç fark etmemişsinizdir ama insanlar konuşurken ağızlarının sağ yanı sol yanına göre biraz daha fazla açılır. Bu beynin sol tarafının (ki yüzün sağ tarafım kontrol eder) dil üretmekte daha büyük bir rol oynamasından kaynaklanır. Agulamanın konuşmanın ilk adımları olup olmadığını araştırmak için, Laura-Ann Petitto ve meslektaşları beş ila on iki aylık arasındaki on bebeğin agularken, başka sesler çıkarırken veya gülümserken filmlerini çekti. Sonra görüntüleri yavaşlattılar ve çalışma hakkında herhangi bir bilgisi olmayan kişilere bebeklerin ağızlarının hangi tarafının daha çok açıldığını sordular.

Beklenildiği gibi, bebekler de aguladıklarında yetişkinlerle aynı ağız açma şeklini sergilediler ki bu durum da onların beyinlerinin dil ile ilgili bölgelerini kullandığını düşündürmektedir. Gülümsemek ise bunun tam tersi bir etki gösterdi; bu da duyguların işlenmesinde beynin sağ tarafının daha büyük bir katkısının olmasından kaynaklanabilir.

İlk kelimeler ortaya çıktığında, onların da agulamanın ilk dönemine benzer sesler içermesinden dolayı, agulamanın ne zaman bitip konuşmanın ne zaman başladığını anlamak daha da zorlaşır. Anne-babalar bu geçişi genellikle yabancılardan daha iyi anlar çünkü onlar her gün bebekleriyle beraberdir ve mesela her banyoya girişlerinde “ba” sesini tekrarladıklarını saptayabilirler.

İnsanlar ve nesnelerle ilgili kelimeler nispeten daha kolay anlaşılır ama araştırmalar, “gitti”, “orada”, “ı-ıh” veya “daha” gibi nesnel olmayan bazı kelimelerin de bebeklerin erken sözel repertuarında bulunduğunu düşündürmektedir. Berkley’deki California Üniversitesi’nden Alison Gopnik 1980’lerde, kullandıkları kelimeleri ve onları nasıl kullandıklarını bulmak için bir yaşındaki çocukları günlük faaliyetleri sırasında kayda aldı. How Bahies Think (Bebekler Nasıl Düşünür) adlı kitabında, Henry adında on sekiz aylık bir çocuğun “gitti” kelimesini, mesela yemek gibi bir şeyin bittiğini anlatmak için değil de, nesnelerin onun görüşünden kaybolduğu pek çok ve çeşitli durumu tarif etmek için kullandığını anlattı.

Aynı şekilde, bebekler genellikle başarısızlığı anlatmak için “aman” veya “ı-ıhh”, başarıyı belirlemek için ise “orada” kelimesini kullanırlar. Benzer özellikleri olan diğer insanlar veya nesnelere de aynı kelimeleri kullanabilirler; böylelikle diğer erkek arkadaşlar ve postacı da “Baba” olabilir veya “ay”ın anlamı her çeşit lambayı, portakalları veya kesilmiş tırnak parçalarını da içine alabilir.