Bebeğin Nefes Alıp Vermeye Başlaması

Bebeğiniz omuzları ve vücudu dışarı çıkmadan önce bile ağzından nefes alıp vermeye başlayabilir, ya da ilk nefesini tüm vücudu dışarı çıktıktan sonra da alabilir. Çoğu bebek ilk nefeslerini ağızları vulvadan çıktıktan iki-üç dakika sonra alır.

Bebeğiniz ilk hava ciğerlerine girdiğinde soluksuz kalabilir, boğulur gibi olabilir ve hatta ağlayabilir. Eğer ağlama sesi duyamazsanız endişelenmeyin; bazı bebekler hiç ses çıkarmadan nefes alıp vermeye başlarlar.

Bir bebeğin ilk nefesini almasına neyin sebep olduğunu hiç kimse bilmemektedir, ancak, vücudunuzdan ayrıldıktan sonra yaşadığı hava sıcaklığı ve basınçtaki değişiklik tetikleyici faktörler olabilir. İlk nefesle birlikte bebeğinizin göğsü genişler ve akciğerlerine hava çeker. O ana dek ciğerler sönmüş bir balon gibi çökük durumdadırlar. Akciğerlerin bu ani genişlemesi oraya kan hücum etmesine sebep olur, böylece içeri çekilen oksijen bebeğin kan dolaşımıyla birlikte vücuda yayılır. Bu olurken, bebeğin dolaşım sistemi plasentadan oksijen almaktayken, akciğerler yoluyla oksijen almaya başlayarak dramatik bir değişiklik yaşar.

Ani kan hücumunun sebep olduğu artan basınç, akciğerlere ait damarlar yoluyla kalbe ve akciğerlere kan girip çıkmasını sağlar. Aynı anda kalbe ve plasentaya kan girişi ve çıkışını sağlayan damar sistemi işleyişini durdurur. Göbek kordonu kesildikten sonra, bebek plasenta yoluyla oksijen almaktayken görev yapan kalp damarları kalp kapakçıklarındaki basınç değişikliğine tepki olarak kapanır.

Bebeğiniz artık dakikada 40 ila 50 kez nefes alıp verecek, solunum sistemi normal çalışmaya başlayana dek birkaç kez de olsa soluksuz kalabilecektir. Bebeğin kanındaki oksijen oranı cildinin renginden sorumludur; bebek ilk dışarı çıktığında bu renk morumsu mavi iken az sonra daha pembe renge dönüşecektir.

Bu kan damarları bebek nefes alıp vermeye başladıktan sonra genişler.