Bebekler Bazı Kişileri Diğerlerinden Daha Fazla Severler mi?

Bazı insanlar bebeklere bayılır, bazıları da tahammül bile edemez. İşin komiği, bebeklerin de bizim hakkımızda aynı şeyleri hissetme olasılıklarıdır. Biri çekici, diğeri çekici olmayan iki yüz arasında seçim yapmaları istendiğinde yeni doğan bebekler güzel olan yüze odaklanmayı seçerler. İngiltere’de Exeter Üniversitesi’nden Alan Slater ve meslektaşları, yetişkinlerden çeşitli kadın yüzlerini çekicilik yönünden sınıflandırmalarını istedi; sonra da çekicilik skalasının tam aksi tarafındaki resimler arasından parlaklık ve kontrast açısından birbirine uygun olanlarla eşleştirdi.

Sonrasında ise bu fotoğraflar, araştırmacının saklandığı yerden bebeklerin gözlerinin hareketlerini kaydettiği bir ortamda, bir günlük ila yedi günlük bebeklere gösterildi. Hemen hemen tüm bebekler daha çekici olan yüze odaklandılar.

Slatter bizim çekici olduğuna karar verdiğimiz yüzlerin, insan yüzü prototipine en yakın yüzler olduğunu düşünmektedir ki bebekler de onu tanımak için donanımlıdırlar. Daha eskiden yapılmış olan araştırmalar da, bir sürü değişik yüzü birleştirip bir tane yüz ortaya çıkardığınızda, pek çok kişinin onu “çok güzel” olarak değerlendirilmesinin büyük bir ihtimal olduğunu göstermiştir.

Fakat bebekler insanları sadece dış görünüşlerine bakarak değerlendirmezler. Yeni doğmuş bebekler, kişilerin yüz ifadelerinden kendileriyle ilgilenmediklerini hissettiklerinde de sinirlenirler. Üç saatlik kadar küçük bebeklerle yapılan deneylerde, anneleri eğer ifadesiz boş bir suratla kendilerine bakarsa, bebeklerin de göz temasını azalttıkları ve huzursuzluk belirtileri sergiledikleri görülmüştür. Bu da bebeklerin kişiler arası ilişkilerin kuralları ile ilgili bazı beklentilerle doğduklarım düşündürmektedir. Ayrıca bu bebeklerin kendilerine kızgın bir suratla bakıldığında neden ağlamaya başladıklarını da açıklayabilir.

Bebekler altı aylık olduklarında artık insanların karakterlerini anlamakta epey uzmanlaşmış olurlar. ABD, New Haven’daki Yale Üniversitesi’nden Karen Wynn ve meslektaşları, on iki bebeğe, gözleri sevgiyle bakan çeşitli oyuncakların birbirlerine yardım ederek veya birbirini engelleyerek bir tepeye tırmandıkları bir kukla gösterisi izlettiler. Mesela, bir hikayede sarı bir üçgen kırmızı bir daireye tepeye çıkması için yardım etti ve sonra da mavi bir kare ona saldırıp onu tekrar aşağıya attı.

Gösterinin bitiminde, hangisini tercih edeceklerini görmek için bebeklere o oyuncakların tümü sunuldu. Altı aylık on iki bebeğin hepsi de yardım eden karakteri seçti. Aynı deneyi on aylıklarla yaptıklarında da aynı sonuçları aldılar.

İki blok birlikte tepeye tırmandıklarında ise – büyük ihtimalle blokların niyetlerini tam olarak anlamadıklarından dolayı – bebekler hangisini tercih edecekleri konusunda kararsızmış gibi göründüler.

Bu deney, bebeklerin sosyal durumlar hakkında karar vermeye başlamalarının daha önce tahmin edilene göre bir sene daha erken olduğunu düşündürmektedir. Mesela bebekler on sekiz aylık olduklarında, artık ellerine bir süpürge alarak mutfağı temizlemeye uğraşarak, size bilfiil yardımcı olmaya çalışmaya başlayabilirler.