Bebekler Konuşmadan da İletişim Kurarlar mı?

Bebekler ağlamanın ilgi çektiğini gayet iyi anlarlar ama kısa zamanda buna ilaveten başka iletişim usulleri de geliştirirler. Bir aylık bir bebeğe dilinizi çıkartın, genellikle o da size çıkartır. Bir bebekle konuşun, onun hareket etmeyi durdurup size fıkırtılar, agular ve gülücüklerle karşılık verdiğini fark edersiniz. Bütün bunlar küçücük bebelerin bile iletişimin esaslarını anladığını ve bu konuda her geçen gün daha da iyileştiklerini ortaya koymaktadır.

Bebekler kendi hareketlerinin taklit edilmesinden de hoşlanırlar. Bir araştırma, üç buçuk aylık bebeklerin, çıkardıkları sesleri ve yaptıkları hareketleri anneleri taklit ettiğinde, annelerinin başka ses veya hareketlerine tepki olarak çıkardıklarından daha mutlu sesler çıkartıp gülücük dağıttıklarını bulmuştur.

Bebekler mutlu sesler çıkarmaktan agulamaya geçerlerken, bu sesleri yetişkinlerin kendileriyle ilgilenmesini sağlamak için kullanabileceklerini de anlamaya başlarlar; bu biraz da bir sohbet başlatmaya benzer, New York eyaletinin Ithaca kentindeki Comell Üniversitesi’nden Michael Goldstein ve meslektaşları yakın bir tarihte yaptıkları araştırmada, kendileriyle oynayan bir yetişkinin birden ifadesiz bir surat takınması ve onları görmezden gelmeye başlamasının beş aylık bebeklerde yarattığı reaksiyonu incelediler. Bebekler bundan nefret ederler. Bunu daha küçük bir bebeğe yaparsanız, o mutlaka başını yana çevirecek ve ağlamaya başlayacaktır. Ama beş aylık bebekler farklı hareket ettiler. Ağlamak yerine, yetişkini bariz bir şekilde sohbete sokmaya çalışarak mutlu seslerini ve çığlıklarını arttırdılar. Ama bir cevap alamayınca sonunda denemekten vazgeçtiler ve mutsuz bir surat takındılar.

Bebekler bir yaş civarında işaret etmeye de başlarlar. Eski görüşe göre, ancak istedikleri şeyleri almak için işaret ederler yaparlar ama yeni araştırmalar bir yaş bebeklerinin yardım amacıyla da bir şeyleri işaret ettiklerini ortaya koymuştur. Bu şaşırtıcıdır çünkü yardım etmek, başkalarının da kendi düşünceleri olduğunu ve sizin bildiğiniz her şeyi de bilemeyebildiklerini anlamayı ima eder ki bu daha ileri yaşlarda geliştiği sanılan karmaşık sosyal bir beceridir.

Hollanda’nın Nijmegen kentindeki Max Planck Psikolinguistik Enstitüsü’nden Ulf Liszkowski ve meslektaşları bir yaşındaki bebekleri bir masaya oturtup onlarla eli işi faaliyetleri yaptılar. Mesela, mürekkebe batmış bir stampa ile kağıda baskı yaptılar, sonra bir yapışkan bant ile bir kumaşın iki kenarını birbirine yapıştırdılar. Sonra bunu tekrar ettiler ama bu sefer yapışkan bandı bilerek masanın kenarından itip bir oluktan yere düşürdüler. Bu banda ihtiyaç olduğunda yetişkin onu aramaya başladı. Bir yaşındaki bebekler, hemen hemen her seferinde, yetişkine yardım etmek için yerdeki bandı işaret ettiler.

Bu, bir yaş bebeklerinin başkalarının bilgisizliğini anlayıp ve onlara yardım etme isteğini göstermektedir. Daha henüz “Bir şey düşürdünüz” diyemedikleri için bunu yeni öğrendikleri işaret becerisini kullanarak söylerler.