Bebekler Ne Kadar Hatırlar?

Bilim insanları uzun süre bebeklerin hiçbir hafızası olmadığına inandılar ve buna “bebeklik amnezisi” dediler. Ama son zamanlarda farklı tür hafızaların varlığı ve ne zaman oluşmaya başladıkları konularındaki bilgilerimiz arttıkça bu görüş de değişti.

Bir yetişkine ilk anısı sorulduğunda çoğunlukla iki veya üç yaş öncesinden bir şey hatırlamadığı doğrudur. Ayrıca en çok hatırlananların da duygu yüklü olaylar olduğuna dair kanıtlar vardır. Lise öğrencilerine beş yaşından önce hayatlarını etkileyen önemli olayları hatırlayıp hatırlamadıklarını soran bir araştırma, hastaneye yatırılmak veya bir kardeşin doğumunun en fazla hatırlananlar olduğunu ve bu anıların iki yaş civarından hatırlandığını ve fakat bir aile bireyinin ölümü veya yeni bir eve taşınmanın üç yaştan önce hatırlanmadığını bulmuştur.

Bir çocuğun gelişmesindeki bu evre, otobiyografik anıların neden daha erken yaşlardan hatırlanmadığını açıklamaya yardım edebilecek iki başka becerinin ortaya çıkması ile belirlenir. Bir tanesi “ben” duygusudur; çünkü otobiyografik anının bir özelliği, genellikle kişiyi olayların tam ortasına yerleştirmesidir. Diğeri ise konuşma dilidir. Yapılan bazı çalışmalar, olayları ve nesneleri anlatabileceğimiz bir dile sahip olmanın onları hatırlamamıza yardımcı olduğunu bulmuştur. Bu olgu, bir defa, anılarına erişmelerinde çocuklara ekstra bir teşvik sağlıyor olabilir. Ayrıca dil, aile ve arkadaşlarla konuşmak yoluyla, anıları yinelemek ve canlandırmak için insanlara olanak sağlar. Dil en baştan çocukların anılarını düzenlemelerine de yardım edebilir – pek çok anne-baba iki veya üç yaşındaki çocuklarının yatakta yatıp günün olayları hakkında gevezelik ettiklerini fark etmişlerdir.

“Sihirli çektirme makinesi” adı verilen bir aletle yapılan bir deney, anıları hatırlamakta dilin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. İki ila üç yaşlarındaki çocuklardan bir kutudan bir oyuncak alıp bu aletin üstüne koymaları istendi. Sonra da bir kol çektiler ve aynı oyuncağın küçüğü kutunun altındaki bir delikten dışarı çıktı (delikten çıkan oyuncağın hangisi olacağına makinenin arkasında oturan bir yetişkin karar veriyordu). Çocukların dil becerileri, önce makineyi ilk gördüklerinde; altı ay veya bir yıl sonra da onlara konu hakkında sorular sorulduğunda tekrar değerlendirildi. Çocuklara makineyi ve nasıl çalıştığını hatırlayıp hatırlamadıkları sorulduğunda – her ne kadar şimdiki dil becerileri çok iyi olsa da – onu ilk gördüklerinde duruma uygun kelimeleri bilmediklerinden gördükleri şeyleri anlatmayı beceremediler. Şu anda biliyor olmalarına rağmen sadece onu anlatacak kelimeleri bulamadılar. Ama çocukların makineyi hatırlıyor oldukları açıktı çünkü nasıl işlediğini fotoğraflarla anlatabiliyorlardı.