Bebekler Ne Zaman Dil Öğrenmeye Başlar?

Hangi dil olursa olsun, bebekler onu kavrama yeteneği ile doğarlar; hatta daha doğmadan önce bile duydukları çeşitli sesleri ve ritimleri eleyip inceler ve onlardan anlamlar çıkarmaya çalışırlar. Her ne kadar ilk kelimelerini söylemeleri bir yıl alsa bile, dört günlük bebekler bile annelerinin karnında duydukları lisanı diğerlerinden ayırt edebilirler.

Her ne kadar bebekler doğumdan itibaren ses ve ritimleri sınıflandırmaya başlasalar da, beyinleri ortalama dokuz ay kadar “uluslararası” kalmaya devam eder, yani tüm insan dillerindeki 150 konuşma sesinin hepsini birbirinden ayırt edebilirler. İngilizcedeki “r” ve “l” seslerini ayırt etmeye uğraşan yetişkin bir Japon’u veya İspanyolca ve Fransızcadaki genellikle “p” ve “b” sesleri arasındaki farkı anlamakta zorlanan bir İngiliz’i düşünün. Bebek için bunların hiçbiri problem değildir; onunla konuşan kim olursa olsun, bu farklılıkları algılar.

Seattle’daki Washington Üniversitesi’nden Patricia Kuhl, bebeklerdeki bu evrensel lisan yeteneğini kıtalararası test etmek amacıyla yola çıktığında ilginç bir düzen buldu. Bu yetenek, birinci yılın ikinci yarısında bir ara yok oluyordu. Yedi aylıkken “r” ve “l” seslerini başarı ile birbirinden ayırt edebilen Japon bebekler (sesler değiştiğinde bebeklerin başlarını hoparlöre doğru çevirme eğilimine bakarak ölçülür) on bir aylık olduklarında bu ayırımı yapamıyorlardı. Beyin sanki günlük hayatla ilgili olmayan sesleri yavaş yavaş filtre etmeye başlıyordu.

Bu evrensel ses algısını yeni baştan elde etmenin mümkün olup olmadığı tartışmaya açık bir konudur. Cevap uzun süre “hayır” idi ama Kuhl’un yakın geçmişte yaptığı çalışmalar, bize doğru uyarılar verildiği takdirde bebeklerin kulaklarını diğer lisanlara da açık tutulabileceklerini düşündürmektedir. Dokuz aylık Amerikalı bebekleri, bir ay süreyle Mandarin dili konuşan birinin çocuk kitapları okuduğu ve kuklalarla, tren ve halka kümeleri ile oynadığı, on iki adet yirmi beşer dakikalık lisan seansına tabi tutuğunda, bu bebeklerin Mandarin sesleri algılama becerilerini korudukları; halbuki aynı yaştaki diğer Amerikalı bebeklerin bu beceriyi kaybettiğini bulmuştur. Önemli olan, bunun, bebeklerin Mandarin dili konuşan kişi ile sadece yüz yüze aynı ortamda bulunduklarında gerçekleşmesiydi – Mandarin dilinde bir DVD oynatıldığında aynı şey olmuyordu! Ayrıca bu etkinin ne kadar sürdüğü de çok açık değildir. Kuhl’un çalışmasında, bebekler onu en son duyduklarından en az iki hafta sonrasına kadar Mandarin diline olan aşinalıklarını korudular. Ancak ne yazık ki, bu tarihten sonra bir daha test edilmediler.