Bebekler Yetişkinlerden Daha mı Çabuk İyileşirler?

Yaralanmalar hayatın gerçekleridir ama bebeğinin şeftali gibi mükemmel cildinden ilk defa bir damla kanın aktığını görmek her anne-baba için travmatik bir olaydır; hele yaralanma sizin yüzünüzden olduysa…

Burada mucizevi olan bebeklerin yaralarının genellikle çok küçük veya hiç iz bırakmadan iyileşmesidir. Yetişkinlerin cildinde olan bir yaralanmada vücut, şişme ve yangıyı artırmak için kimyasallar üretir ve bağışıklık hücrelerini yaraya gönderir. Deri iyileşmeye başladığında, hücreler yarayı yamamak için kolajen lifler çıkarırlar; bu kolajen lifler normal deride çapraz bir düzenle dururken yara izi dokusunda paralel kümeler halinde yerleşmişlerdir ki bu da dokuyu daha az esnek yapar. Bunun aksine, bebekteki bağışıklık sistemi hâlâ olgunlaşmamıştır ve deri yaralandığında çok az yangı olur; bunun da derinin daha iyi iyileşmesine müsaade ettiği düşünülür. Anne karnında bebeklere yapılan nispeten büyük ameliyatlardan sonra doğan bebeklerde bile, doğduklarında bunlardan hiçbir iz olmayabilir.

Bu süper iyileşme yetisi doğumdan sonra da devam eder. Children’s Hospital of Philadelphia’daki doktorlar yakın bir tarihte, sünnet sırasında alınan deri örneklerini incelediler. Araştırdıkları şey, penisin ucundaki deliğin yanlış yerde olması ve sık görülen bir doğum kusuru olan hipospadias onarımı gibi rutin bir ameliyatta, yara izi miktarının ve komplikasyon sayısının çocukların yaşı ilerledikçe artmasının nedeniydi.

Yirmi sekiz günlükten daha küçük bebeklerden alınan deri örneğini incelediklerinde onun altı ila on iki aylıkların deri örneklerine göre çok daha az yangı arttırıcı kimyasal ürettiğini buldular. Bu kimyasalların miktarları daha büyük çocuklarda daha da fazla idi

Bu durum sadece yara iyileşmelerine özgü değildi. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, yeni doğan bir farenin kalbinin ucunun ameliyatla alınması durumunda, o parçanın birkaç hafta içinde tekrar büyüdüğünü ortaya koydu. İlerleyen araştırmalar geri kalan kalp hücrelerinin bölünerek yeni bir kas dokusu yaratığını keşfetti ki bu yetişkinlerde gerçekleşmesi imkansız bir şeydir. Her ne kadar insan bebeklerinin de böyle bir yeteneğinin olduğunu henüz kimse kanıtlamamış olsa da, pediatri operatörleri bazı kalp ameliyatı türlerinin bebeğin büyümesini beklemeden daha birkaç aylıkken yapılmasının başarıyı arttırdığını belirtmektedirler. Eğer bu yenilenmenin olmasını sağlayan karmaşık kimyasal sinyalleri anlayabilirsek, belki bir gün yetişkinlerin de benzer bir beceri edinmelerine yardımcı olabiliriz.