Bebeklerin Uyku Düzenleri Kalıtsal mıdır?

Çoğu insanlar genel olarak iki kategoriye ayrılırlar: sabah erken kalkıp akşam hava kararınca yatağa giren “tarlakuşu”ları ve bütün sabah uyumayı tercih edip akşamları daha hareketli olan “baykuş”lar. Bu kategorilerden hangisine dahil olduğunuz bir miktar kalıtsaldır; bu da sabahları “şafak bebek korosu” tarafından uyandırılmaktan ödü patlayan baykuş tipi ana-babalar için iyi bir haberdir.

İlginçtir ki, bir kişinin ne kadar “tarlakuşu” veya “baykuş” olduğu, doğduğu mevsim tarafından yönlendiriliyor gibi görünür. Avrupa ülkeleri ve Kanada’da yapılmış olan bazı araştırmalar, ilkbahar ve yaz aylarında doğan bebeklerin “baykuş”, sonbahar ve kış aylarında doğanların da “tarlakuşu” olma ihtimallerinin yüksek olduğunu ima eder. Büyük bir oranı sabahçı olan ve eylül ve ekim aylarında Montreal’de doğmuş olan bebeklerde, bu etki özellikle kuvvetliydi. Bu durum, ekimden aralığa kadar olan dönemin Montreal’de oturanlar için güneşin yıl içinde en az göründüğü en kasvetli aylar olmasıyla açıklanabilir. Araştırmacılar, bebeklerde, doğumdan sonra beden saatinin ışığa aşın duyarlı olduğu ve gelecekteki düzenlerini belirleyen kritik bir zaman diliminin olduğuna inanırlar. Fareler üzerinde yapılan çalışmalar, loş ışıkta büyütülenlerin ışığın etkilerine daha duyarlı olduğu ve mesela gündüzün uyumakta zorluk çektiklerini düşündürmektedir.

Uykunun diğer yönleri hakkında neler söyleyebiliriz?

Uyku düzenlerinin kalıtsallığı konusunda bildiklerimizin çoğu tek yumurta ikizleri ile yapılan çalışmalardan elde edilmiştir. Aynı genlere sahip olduklarından, ikizlerin davranışlarındaki farklılıklara bakarak ne kadarının kalıtsal olduğunu, ne kadarının da yetiştiriliş biçimleri, çalışma saatleri ve sosyal hayatları gibi çevre faktörlerinden etkilendiğini hesaplayabiliriz. İkizlerle yapılan bu çalışmalar, insanların uyku ihtiyaçları, uykuya dalma süreleri ve gece içinde ne sıklıkta uyandıklarındaki farklılıkların üçte birinin kalıtsal olduğunu belirtmektedir. Yani, bir bebeğin uyku düzeni her ne kadar ana-babasınınkiyle ilintili olsa da, dış faktörlerin daha tesirli olduğu saptanmıştır.