Bir Öncekine Hamile Kalmakta Sorun Yaşamadım, Şimdi Neden Zorlanıyorum?

Bazı kadınların ilk denemelerinde hamile kalmalarına karşın, bazılarının da her ne kadar ilk bebeklerine hamile kalmaları kolay olmuşsa da, ikinciye hamile kalmaları için çaba harcamaları gerekebilir. Özellikle iyi niyetli arkadaş ve akrabaların da sürekli “ne zaman kardeş gelecek?” diye sormaları ile bu tip “sekonder infertilite” başa çıkılması zor bir hale de gelebilir.

Amerikan Ulusal İnfertilite Birliği RESOLVE; kısırlık konusunda yardım isteyen çiftlerin ortalama %30’unun zaten en azından bir çocukları olduğunu ve sekonder infertilitenin gittikçe arttığını ifade ediyor. Bu sayı ABD’de 1996 yılında 1,8 milyon iken 2006 yılında nerdeyse 3 milyon olmuştur. Buna rağmen sekonder infertilitenin sebepleri konusunda çok az araştırma vardır çünkü sebeplerin hiç çocuk sahibi olamamış çiftleri etkileyenlerle aynı olduğu varsayılmaktadır.

Ama bir çocuk sahibi olmanın doğurganlığı azaltabileceğine dair bilinen bazı mekanizmalar da mevcuttur. En aşikar sebep süt vermektir çünkü bu süreç en azından ilk altı ayda bir kadının yumurta üretme şansını ve hamile kalma ihtimalini büyük ölçüde düşürür. Yumurtalıklarda yumurta üretimini sağlayan hormonların kendilerini tekrar dengelemeleri için zamana ihtiyaçları olduğundan, adet görmeye devam etseniz bile, bu mutlaka da yumurta üretiyorsunuz anlamına gelmez.

Vücudun ihtiyaçlarını karşılayacak kadar enerji alamadığı durumlarda da, yumurta üretimi gecikebilir. Philadelpia’daki Pennsylvania Üniversitesi’nden Claudia Valeggia, yakın bir tarihte, Arjantin, Toba’da süt veren yetmiş annenin hormon seviyelerini ölçtü ve doğumdan sonraki kısırlık süresinin ortalama 4,3 ay olduğunu buldu. Yapılan daha ileri tetkikler, besinlere tepki olarak üretilen insülinin seviyelerinin ilk aylarda düşük olduğunu gösterdi. Bu da, hamilelik ve doğumdan sonra, vücudun enerji gereksiniminin yüksek olmasından dolayı kadınların enerji kaynaklarının alarm verdiğine işaret ediyor olabilir,

İnsülin, yumurtalıkların östrojen ve progesteron gibi üreme hormonlarını üretmesine yardım eder; bu sebeple de onun varlığı kadınların tekrar ne zaman doğurgan olacaklarını etkiler. Ovülasyona tekrar başlamadan kısa bir süre önce Toba kadınlarında bir insülin yükselmesi oldu ve hatta birkaç kilo bile aldılar. Valeggia “Hangi yaşta olurlarsa olsunlar, enerji dengesi tüm kadınların üreme ekseninde derin bir etki yaratır; bu yüzden eğer bir önceki hamileliğinizden kalan ‘bebek’ kilolarını vermeye uğraşıyorsanız, o da sizin tekrar hamile kalma şansınızı etkileyebilir” diyor. Kilonuzun çok fazla olması da vücudunuzun insüline verdiği tepkiyi etkileyebilir; ayrıca bir çocuğun peşinden koşarken çalışma hayatındaki stresle başa çıkmaya uğraşmak da doğurganlığınızın düşürmesine sebep olabilir.

Hamilelik az sayıda kadında ise tiroit bezinin çalışmasını etkiler ve postpartum tiroidit denilen bir duruma sebep olur. Kadınların ortalama %7’sinin doğum yaptıkları ilk yıl içinde, en belirgin semptomları saç dökülmesi, yorgunluk ve depresyon olan bu rahatsızlığa yakalandıkları tahmin edilir. Bütün bunlar yeni anne olmanın belirtileri de olsa bile, tiroidinizi kontrol ettirmek iyi bir fikir olabilir çünkü tiroidin çalışması doğurganlığınızı etkiler.

Bazı doktorlar da sekonder infertilite çekenlerin baştan beri altta yatan, mesela polikistik yumurtalıklar gibi, başka problemleri olduğuna ve ilk seferde ise sadece şanslarının yaver gittiğine inanırlar. Fibroidler de hamilelik sırasında büyüme eğilimdedirler; bu yüzden eğer fibroidiniz vardıysa, bu artık doğurganlığınızı daha çok etkiliyor olabilir.

Ama sekonder infertilitenin belki de baş suçlusu yaşlanmaktır. Otuz beş yaşından sonra doğurganlık oranında keskin bir düşüş olduğundan, o yaştan sonra hamile kalmak da daha uzun sürebilir. Kallen “Buna dayanarak, daha önceki doğurganlık başarısının tarihsel olarak en azından bir kere tam randımanla çalıştığını söyleyebiliriz. Yani orada tam o sırada açık bir tüp, çalışan bir rahim, bir yumurta ve bir de sperm bulunmuş olması gerekiyor” diyor.

Eğer otuz beş yaşın üzerindeyseniz ve de altı aydan fazla bir süredir hamile kalmaya uğraşıyorsanız, tıbbi yardım almanız gerekir. Yapılacak testlerle yumurta üretip üretmediğiniz ve tiroit hormonlarınız ile insülininizin normal olup olmadığına bakılır. Eğer otuz beş yaşın altındaysanız bu tavsiyelerimizi uygulamadan önce bir yıl bekleyebilirsiniz. Her ne kadar sekonder infertilite insanı endişelendirse de, hamile kalmanın -ilk seferinde ne süratte hamile kaldığınıza bakılmaksızın- bir veya iki yıl sürmesi gayet normaldir.