Doğacak Bebeğimin Cinsiyetini Etkileyebilir miyim?

Bebeğinizin cinsiyetini garantilemenin tek yolu IVF (tüp bebek ünitesi) kullanarak yapılan çoğu ülkede kanunsuz sayılan klinik seleksiyondur. Yine de size bir ölçüde yardımcı olabilecek bazı doğal metotlar mevcuttur.

Bütün bebekler cinsiyetlerini belirleyen (biri anneden, biri babadan olmak üzere) iki seks kromozomu taşırlar. Oğlan bebeklerde bir X, bir de Y kromozomu bulunurken, kız bebeklerde iki adet X kromozomu bulunur. Yumurtaların tümünde birer adet X kromozomu bulunduğundan, bebeğin cinsiyetini belirleyen babanın spermidir. Erkekler genellikle eşit sayılarda X ve Y kromozomu bulunduran spermler üretirler; bu yüzden de kız veya oğlan bebek sahibi olmanız çoğunlukla şansa kalmıştır.

Ancak bu, dış faktörlerin hiç etkisi olmadığı anlamına gelmez. Shettles yöntemi, bebeğin cinsiyetini etkileyen en meşhur yöntemdir ve X kromozomun Y kromozomdan daha büyük olması sebebiyle biraz daha fazla ağır olduğu ve “dişi” spermin hareketini yavaşlattığı varsayımına dayanır. Bundan dolayı erkek çocuk isteyen çiftlere, erkek spermin yumurtaya ulaşmada dişi spermi arkada bırakacağı ümidiyle yumurtlamaya en yakın zamanda seks yapmaları söylenir. Dişi spermlerin ise daha dayanıklı olduğu düşünülür, bu da üreme kanalının zor şartlarına daha fazla tahammül gösterebilirler demektir. Bu sebeple, Shettles kız çocuk isteyen çiftlere de yumurtlamadan iki ila üç gün önce seks yapmalarım ve spermin vajinanın asitli ortamında bulunduğu süreyi artırmak amacıyla daha az derin bir penetrasyonu amaçlamalarını tavsiye eder.

Her ne kadar bazı araştırmalar Shettles yöntemini test etme gayretine girmişlerse de, henüz hiçbiri onun işe yaradığına dair kesin bir sonuç elde etmemiştir. Burada temel sorun, bebek sahibi olmaya uğraşan çiftlerin yumurtlama zamanına yakın sadece bir defa seks yapıyor olmaları ihtimalinin zayıflığı ve yumurtlamanın tam zamanını kestirmenin karmaşıklığıdır. En iyi ihtimalle, istediğiniz oğlan veya kız çocuğuna sahip olma şansınızı bir-iki puan arttırabilirsiniz, ama bu size hiçbir şeyi garantilemez. Buna ilaveten, seks yapma günlerini sınırlamakla da hamile kalma olasılığınızı aşağıya çekersiniz.

Bebeğin cinsiyetini etkilediği düşünülen çok bilinen bir diğer inanç da, kadının hamile kalmadan önceki diyetidir. 740 hamile kadınla yapılan bir ankette, hamilelikten önce yüksek-enerji diyeti uygulayan kadınların %56’sına karşılık düşük kalori diyeti uygulayanların %46’ sının oğlan çocuk sahibi olduğu bulunmuştur.

Bu durumda bir olasılık, daha çok yiyen kadınların kan şekeri seviyelerinin daha yüksek olduğu ve bunun da erkek embroyonların yaşama şansını desteklediğidir – bu embroyonlar IVF kliniklerinde büyütüldüklerinde de dikkatleri çeken bir konudur. Birinci ve ikinci hamilelikleri arasındaki dönemde kilo alan kadınların da ikinci seferde erkek çocuk sahibi olma ihtimalleri daha yüksektir; halbuki anoreksiya nevroza hastası olan kadınlar daha çok kız çocuk doğurma eğilimindedirler.

Evrimsel açıdan bakıldığında da bu daha mantıklıdır. Oğlan çocukların büyümek için biraz daha fazla enerjiye ihtiyaçları vardır ve doğduklarında daha iri olma eğilimindedirler. Ayrıca, çocukluklarında kötü beslenenlerin yaşama şansı daha düşüktür ve ufak tefek erkekler potansiyel birer eş olarak çekici değillerdir. Yani bolluk zamanlarında erkek çocuk doğurmanın bir anlamı vardır, çünkü eğer yaşarlarsa, bize daha çok sayıda torun verebilirler. Ama yiyeceğin az olduğu dönemlerde, daha dayanıklı olan kız çocuklar, daha iyi birer seçenektirler.

Bir kadının diyetindeki mineral miktarının da etkisi oluyor olabilir. Yapılan bazı araştırmalar, tuz ve potasyum (diğer gıdaların yanı sıra muz ve ıspanakta bulunur) bakımından zengin bir diyet uygulayan kadınların erkek çocuk doğurma eğiliminde olduklarını, buna karşılık bolca kalsiyum (süt ve süt ürünlerinde bulunur) ve magnezyum (kuru yemiş, tohumlar ve sütsüz çikolatada bulunur) yiyenlerin ise daha fazla kız çocuk doğurduklarını göstermiştir; ama bu durumun nedeni tam olarak belli değildir.

Ayrıca bu metotları birleştirmeyi de deneyebilirsiniz. Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, kız çocuk sahibi olmak isteyen yirmi bir kadına yumurtlama zamanlarını öngörebilmelerine yardım eden kitler verildi ve kendilerine yumurtlamadan iki gün öncesinde seks yapmayı bırakmaları söylendi. Buna ilaveten, hamile kalmayı deneyecekleri tarihten dokuz hafta öncesinden itibaren kadınlara kalsiyum ve magnezyum açısından zengin, sodyum ve potasyum açısından fakir bir diyet uygulandı. Bu metodun işe yaradığını ima eder bir şekilde, kadınların on altısının kız bebekleri oldu ama araştırmaya katılan kadın sayısının azlığı bunun yine de şans eseri olabileceğini düşündürüyor. Başka bazı çalışmalar ise hiçbir etki saptayamadılar.

Her ne kadar bu yöntemler tüm nüfus seviyesinde işe yarıyorlarsa da, sizin için de yarayacaklarının bir garantisi yoktur -olasılığı sadece biraz sizin lehinize çevirebilir. Bu durumda, ne çıkarsa kabul edip elinizdekiyle mutlu olmak en iyisidir.