Doğmamış Bebekler Rüya Görürler mi?

Anne karnındaki bebekler otuz haftalık olana kadar zamanlarının çok büyük bir kısmını uykuda geçirirler. Otuz haftadan sonra ise, derin uykudan uyanıklığa kadar farklı dört belirgin evreden oluşan yetişkin uykusuna benzer bir düzene geçerler. Fakat arada şöyle bir fark vardır: fetüsler ve yeni doğmuşlar, büyük çocuklar ve yetişkinlere göre REM uykusunda daha fazla vakit geçilirler. REM uykusu rüya ile ilişkili olan uyku evresidir.

Tabii ki, fetüslerin rüyalarında neler gördüğünü bilmemize imkan yoktur ve yetişkinlik döneminde gördüğümüz karmaşık tip rüyaların beş yaşından evvel ortaya çıkmadığı düşünülmektedir. Ama bebekler anne karnında zengin bir dokunma, tat alma, ses ve hareket ortamında bulunduklarından, REM uykularını gün içinde öğrendiklerini tekrarlamak veya kesinleştirmek için kullanıyor olabilirler. Peter Hepper “Eğer fetüsün duyuları çalışıyorsa ve öğrenme potansiyeli de varsa, rüyasında günlük deneyimlerini görüyor olabilir” diyor.

Fetüs açısından da REM uykusu önemli görünmektedir. Anti depresanlar gibi ilaçlar REM uykusunu baskılar ve hayvanlarda yapılan araştırmalar, fetüslerde REM uykusunu bölmenin, büyüdüklerinde endişe artımı, rahatsız uyku ve solunum ve anormal beyin sinyallerine sebep olduğunu düşündürmektedir. Bu konuda bir açıklamaya göre, REM uykusu, beyin hücrelerinin dengelerini garantilemek amacıyla, onlardaki ateşlemeyi düzenlemeye yardım ediyor olabilir.

REM uykusunun diğer bir görevi de beyni “uyanmaya” alıştırmak olabilir. Uyku ile uyanıklık arasındaki geçiş, solunum ve kalp atışını kontrol eden yapıların da içinde olduğu bazı beyin yapılarından birkaçının birlikte çalışmalarını gerektirir ve dolayısı ile bu yapıların birlikte çalışmayı tam olarak “öğrenmeleri” çok önemlidir. REM uykusu, bunlar gibi çok sayıda beyin yapısını harekete geçirmesi, bebek için annesinin kan ve oksijen depolarındaki yaşam-desteği sisteminin yardımı olmaksızın, gerekli geçişleri yapacağı zamana bir hazırlık olabilir.

Gariptir ama, fetüsün “esnemesi” de aynı rolü oynuyor olabilir. Bebekler aşağı yukarı on bir haftalık olduklarında esnemeye başlarlar ve bunu doğuma kadar sürdürürler. Bu olguyu inceleyen Parisli bir doktor olan Olivier Walusinski’nin dediğine göre “Esneme sadece ağzın açılması değil, kasların genel bir esnetilmesi gibidir”. Hem fetüsler, hem de yeni doğmuş bebekler yetişkinlerden iki kat daha sık esnerler, yani saatte bir veya iki defa ağız kaslarını esnetirler. Aynı zamanda esnemenin, dinlenme ve hareket evrelerinin birinden diğerine geçişi tetiklediği ve de, aynı REM uykusu gibi, uyanıklıkla ilgili beyin bölgelerini uyardığı tahmin edilmektedir.