Doğumdan Sonra Bebeğiniz Neler Yapabilir

Beşiğinde yatarken muhtaç ve savunmasız görünebilir, ancak bebeğiniz hayatta kalmasını sağlamak için ihtiyaç duyduğu her türlü beceriyle birlikte doğmuştur.

Yeni bebeğinizin başlangıçtan itibaren etrafının ne derece farkında ve tepkisel olduğunu takdir etmek için yalnızca onu seyredip, kucaklayıp konuşmanız gerekir. Bebeğiniz duyularının gelişmesi için sizin yardımınıza gereksinim duyar ancak, ilk refleksleri ve tepkilerinin bir çoğunun sizin dikkatinizi çekeceği garanti olduğundan kısa zamanda bebeğinizin ihtiyaçları ve sizin tepkileriniz arasında gerçek bir eş zamanlılık gelişecektir.

Bebeğinizin Duyuları

Yeni doğmuş bebekler gözlerinden 30 cm. daha uzakta olan nesnelere odaklanmakta zorluk çeker, yani emzirirken sizin yüzünüz seçilir ancak arkanızdaki duvarda duran bir resim seçilmez. Onu yüzünüze doğru kaldırıp sonra başınızı çevirdiğinizde gözleri yüzünüzü takip edecektir, ancak görüşü üç ila altı aylık arasında olana dek tam olarak gelişmeyecektir. Bazı yeni doğan bebekler yarı karanlık rahim ortamından henüz çıktıklarından dolayı ilk birkaç gün ışığa karşı son derece duyarlıdır, ancak çoğu bebek daha sonra uyum sağlar.

Duyabilir ve yüksek sesler onu yerinden sıçratır. En iyi yumuşak ve yüksek seslerle, rahimdeyken duyduğu en net ses olan kalbinizin sesine tepki verir. Eğer bebeğiniz huzursuz görünürse onu kalp atışınızın o tanıdık ritmini hissedeceği sol omzunuzda tutmanıza karşılık verebilir. Bebeği uyandırma korkusuyla onun çevresinde parmak ucunda yürümek yada diğer ev sakinlerinin özellikle sessiz olmasını sağlamaya çalışmak gerekli değildir. Bebekler normal ev içi seslere çabuk alışırlar ve bunlarla sakinleşirler. Ancak hiç kimsenin, hassas kulaklarına hasar verebileceğinden bebeğin hemen yanında yüksek ses yapmaması yada yüksek sesli müzik çalmaması önemlidir. Eğer müzikten dolayı rahatça konuşamıyorsanız ses çok yüksek demektir. Sesi alçaltın.

Dokunmak bebeğinizin en temel duyusudur. Deri, hamileliğin gerçekleşmesinden altı hafta sonra embriyodan sinir sisteminin bir parçası olarak gelişen en geniş duyu organıdır. Bebeğiniz ister kucaklayıp hafifçe sallayarak olsun, ister masaj ya da minik vuruşlarla olsun dokunuşunuza hızla karşılık verecek ve bununla yatışacaktır.

Bebeğiniz doğumdan sonra bir saat içerisinde yüz mimikleri yapacaktır. Dikkatini çekin ve bir yüz şekli yapın, gerekiyorsa bir çok kez tekrarlayın, ardından o da aynı yüz şeklini size yapacaktır. Bebekler aynı zamanda siz konuşurken dilinizi izlemeyi de hızlı bir şekilde öğrenirler.

Bebeğinizin Refleksleri

Refleks bir etkiye verilen istem dışı hareketlere denir ve tahmini olarak bir bebeğin yaşamının ilk birkaç ayında 75 kadar refleksi vardır. Bunlardan bazıları tüm hayat boyunca sürer, (örneğin göze doğru yabancı bir şey yaklaştığında göz kırpmak gibi); diğerleri bebeğinizin sinir sistemi gelişip düşünceyle hareket koordinasyonunu sağlamaya başladıkça birkaç hafta ya da ay içerisinde kaybolur gider.

Bebeğinizin avucuna dokunur ya da bir nesne yerleştirirseniz ona sıkıca sarılıp tutacaktır. Benzer bir şekilde ayak tabanına dokunduğunuzda parmaklarını tutunacak bir şey ararcasına kıvıracaktır.

Moro ya da ‘korkma’ refleksi bebeğinizi bir elinizle ve kolunuzla desteklerken diğer elinizle başını desteklediğinizde görülür. Rahatladığında başının altındaki elinizi alçaltın. Kollarını ve bacaklarını dışa doğru savuracak ve başını geriye doğru atacak, daha sonra normal pozisyonuna dönecektir. Bebeğiniz bu refleksi yüksek bir ses onu korkuttuğunda da gösterecektir.

Bebeğinizi ayakta durur vaziyette arkası size dönük olarak bir masa gibi sert bir zemin üzerinde iki elinizle koltuk altlarından tutarsanız adım atma refleksine tanık olacaksınızdır. Adım atıyormuşçasına bir diz bükülür ve ayak uzar; vücudu ve başı aynı anda düzleşir. Bu refleksi birkaç gün sonra yapmak zordur.

Çapraz uzama refleksi bir ayağının tabanını uyardığınızda görülür. Bebek bacağını geriye doğru çeker (ayak parmaklarını tutunma refleksindeki gibi esneterek) ve daha sonra diğer bacağı büker. Sonra bacağını bir kez daha esnetir. Eğer ayak tabanına hafifçe vurursanız Babinski refleksini sergiler: ayak baş pamıağı yukarı doğru uzar ve diğer parmakları birbirinden açılır. Bu refleks tüm ayak parmaklarını içe doğru bükmenin normal olduğu iki yaş civarında kaybolur.

Bebeğinizin omuriliği çizgisini takip ederek sırtına hafifçe vurursanız, sırtını kamburlaştıracaktır. Buna gövde kıvırma refleksi denir.

Yine bu aşamada, çiş ve kaka yapma da refleks hareketleri olup bir yıldan fazla bir süreye dek kalır, daha sonra giderek artan bir şekilde isteyerek yapılır.

Ağız şapırdatma, emme ve yutkunma

Bebeğiniz beslenmesine yardım eden üç önemli refleksle dünyaya gelir. Çenesine hafifçe dokunduğunuzda ağzını şapırdatır ve dokunduğunuz yana doğru başını çevirir, ağzını açar ve meme başınız ya da emecek her hangi bir şey için aranır. Eğer parmağınızla üst dudağına hafifçe vurursanız, dudakları hareket etmeye başlar ve dili emme hareketiyle öne doğru gelir. Bazen birkaç hafta sürebilen bu refleksi bebeğinizi kucakladığınızda bazen görürsünüz: ağzına yakın olan ne varsa yapışmaya çalışır. Bebeğinizin memenize tutunmasıyla ilgili problem yaşıyorsanız, bu refleksi kullanmayı faydalı bulabilirsiniz.

Ağız şapırdatmanın arkadaşı olan refleks emmedir. Bebeğinizin ağzına bir şey yerleştirildiğinde, güçlü bir şekilde onu emecektir. Bunu serçe parmağınızı ağzına koyarsanız hissedebilirsiniz: alt kısmı bebeğin damağına karşı gelecek şekilde parmağınızı ağızdan içeri yerleştirin ve dilini parmağınıza karşı koyup güçlü bir vakum etkisiyle emmeye başladığını hissedeceksiniz.

Bebeğinizi emzirirken, bebeğiniz ağzını memeye yol yapacak şekilde açar. Meme başı ağzının iç taraflarına kadar alınır ve dili onu tutar. Daha sonra meme başına ve göğüs dokusuna baskı yapar ve gözeneklerden süt sağar. Yutkunma refleksi sütü yemek borusundan aşağıya doğru alır. Yutkunma refleksi doğumdan itibaren mevcut olsa da çoğu bebek için yutkunma ve nefes almayı koordine etmek zaman alır. Bebeğiniz özellikle göğüsleriniz çok dolu olduğunda beslenirken ara sıra tıksırırsa endişelenmeyin: bir saniye içinde birden fazla kere hem nefes alıp hem yutkunmaktadır, o yüzden koordinasyonu sağlamak amacıyla biraz uygulama gereklidir.

Bu üç koordine refleks hamileliğin 32. haftası civarına dek tam olarak gelişmez, bu yüzden de oldukça prematüre doğan bebeklerin bu reflekslerle beslenmesi zor hatta imkansızdır.

Ağız şapırdatma, emme ve yutkunma refleksleri bazı yeni doğan bebeklerde doğumdan sonraki yaklaşık bir saat içerisinde oldukça belirgin görünür, o yüzden emzirmeyi bu derece erken denemeye değer. Çoğu bebek bu noktada aslında aç da değildir ve bir çoğu birkaç gün boyunca çok iştahlı da olmaz.