Doğumun Birinci Evresinde Ne Yapabilirsiniz?

Doğum sancılarının ilk evresi yaşamınız süresince yapabileceğiniz en zor ve en keyifli iştir. Bunun bir kısmında acıyla başa çıkmak durumunda kalabileceksiniz.

Sancılar ağrılı olabilir ancak iki sancı arasında acı hissetmezsiniz. Sancının geldiğini hissettiğinizde gevşemeye çalışın. Omuzlarınızdaki, yüzünüzdeki ve ellerinizdeki gerginliği azaltın. Vücudunuzdaki gerginlik rahim de dahil tüm kaslara yayılarak duyduğunuz acıyı arttırır.

Nefes alıp vermeniz üzerinde konsantre olun. Sancı başladığında karnınızı kullanarak burnunuzdan alıp ağzınızdan vererek derin ve yavaş bir biçimde nefes alın. Bu vücudunuzun tüm kısımlarına ve plasentadan geçerek bebeğinize oksijen sağlar Her nefes alış verişinizde gerginliğinizi atarsınız. Sancı zirveye ulaştığında, ağzınızdan kısa kısa nefes alıp verin. Sancı azalırken derin nefes alıp vermeye tekrar dönün. Sancıya direnç göstermeyin (yoğunluğu artar, zirveye ulaşır ve sonra kaybolmaya başlar).

Sancılar arasında gevşeyin. Bu sancılarınız sıklaştığı zaman enerjinizi toplamanıza yardım edecektir. Daha sonra tüm enerjinize, bebeğinizi dışarı itmek için ihtiyacınız olacaktır.

Ayakta Kalmak

Bir çok kadın doğum sancılarıyla en iyi, rahat edebilecekleri bir pozisyon bulmakta serbest olurlarsa başa çıkabilirler. Olasılıkla size değişik zamanlarda değişik pozisyonların iyi geldiğini fark edeceksinizdir.

Çalışmalar ayrıca göstermiştir ki sancılar sırasında ayakta kalan kadınlar daha az süre sancı çekmektedir, çünkü rahmin doğum kanalına yaptığı basınç rahim ağzının açılmasını hızlandırabilir. Enerjinizi depolayıp, gücünüzü biriktirmek için yatıp uzanmayı tercih ederseniz sırt üstünden çok yan tarafınıza doğru yatmayı tercih edin.

Özellikle sert bir zeminde sırt üstü yatmak bebeğinize giden kan akışını engelleyebilir.

Bir duvara ya da eşinize dayanarak ayakta durun. Eşinizin eğer gerekliyse tüm ağırlığınızı alabileceğinden emin olun.

Başınız ve kollarınız arkalığında dinlenebilecek şekilde bir sandalyeye tersten oturun. Rahatınızı arttırmak için yastıklar kullanın.

Sık sık su ya da meyve suyu yudumlayın, eğer açsanız ve yiyebilecek durumdaysanız bir şeyler atıştırıp atıştıramayacağınızı sorun. Bazı kadınlar yemek yeme düşüncesini bile mide bulandırıcı bulur; bazıları da nefes alıp vermekle ve gevşemekle öyle meşgullerdir ki saatlerdir bir şey yemediklerini fark etmezler bile.

Biraz kırılmış buz emmeyi ferahlatıcı bulabilirsiniz. Sık sık idrara çıkın (dolu bir idrar kesesi sancılar sırasında çok rahatsız edici olabilir).

Sancılar sırasında sırtınız ağrırsa, eşinizden size masaj yapmasını isteyin, ancak sancı sırasında konsantrasyonunuzu bozarsa durmasını söyleyin.

En önemli şey eşinizi cesaretlendirerek ve rahatlatarak orada olmanızdır, ancak eşinize yardımcı olmak için bu yorucu evrede ayrıca bir çok pratik işler de yapabilirsiniz.

Eşiniz elektronik olarak izleniyorsa, ebeden ya da doktordan yapılan kaydı size yorumlamasını isteyin. Eğer yardımı olursa eşinize sancının ne zaman gelmekte olduğunu ve ne zaman geçtiğini söyleyin. (Bazı kadınlar sancının geldiğini bilmenin kontrol etme açısından kendilerine yardımcı olduğunu, bazıları da aksine daha da gerginleştiklerini belirtmektedir, bu yüzden eşinize yardımı olacaksa sorun). Eğer monitöre bağlı değilse, bir saat yardımıyla kısa aralıklarla sancıların sıklığını ve uzunluklarını ölçün. Her yarım saatte bir 5 ila 10 dakika boyunca bunu yapmanız yeterli olabilir. Eğer eşiniz isterse, ellerinizi karnına yerleştirin, böylece kasılmaları hisseder ve onunla birlikte nefes alıp verebilirsiniz. Ritmini kaybederse bu tekrar düzene girmesine yardımcı olacaktır.

Başka bir yastık isteyerek, ona içecek bir şeyler getirerek, sırtını ovarak, sarılarak, veya yüzünü yada boynunu bir süngerle yada su spreyiyle serinleterek eşinizin rahatlamasına yardımcı olun. Dudaklarını ıslatmak için bir sünger kullanın. Eşiniz kendisini yalnız bırakmanızı isterse bunu kişisel olarak almayın. Sizi istediği zaman yardım etmek üzere bekleyin.

Aslında uzun sürmesi normal sayılmasına rağmen, her şeyin yolunda gittiğine dair eşinize güven verin. Ona ne kadar iyi dayandığını söyleyin ve geride ne kadar fazla sayıda sancı bıraktığını hatırlatın. Ebe yada doktor teyit etmeden sakın eşinize neredeyse bittiğini söylemeyin. Eşinize empati gösterebilseniz de ona asla nasıl hissettiğini bildiğinizi söylemeyin, çünkü bilmiyorsunuz.

Sağlık ekipleri ile eşiniz arasında bir elçi görevi üstlenin. Soracakları her türlü soruya eğer biliyorsanız siz cevap verin, böylece eşiniz yapmakta olduğu işe konsantre olabilir. Eşiniz ilaç isterse yada almış olduğundan daha fazla ilaç isterse onun bu isteğini iletin. Ve eğer sağlık uzmanları ağrı kesici kullanmanın iyi bir fikir olmadığını söylerlerse bunu ona nazik bir şekilde söylemeye hazırlıklı olun: eğer eşinizin rahim ağzı açıklığı neredeyse tamamlanmışsa ağrı kesici önerilmeyebilir. Bu noktada bebeği itmeye hemen hemen hazır olduğu gerçeği üzerinde yoğunlaşın.