Epidural Sezaryen Olasılığını Arttırır mı?

Doktor ve ebelerin çoğu epidural anestezinin bugüne kadar geliştirilmiş en etkili ağrı kesici olduğu fikrinde birleşirler. O koca iğneye karşı koyamayanlar, saatlerce süren o tüketici sancının yok olmasından sonra gelen rahatlık dalgasının büyüklüğüne de şahittirler. Ama epiduralin anne ve bebek sağlığındaki güvenilirliği konusunda hâlâ şüpheler vardır. Bazı anneler epiduralin, sezaryen veya aletli doğum risklerini veya yırtılma olasılıklarını arttırabileceğinden de endişe ederler. Diğerleri de alınan ilaçların bebeğe kadar ulaşıp, bir şekilde ona zarar vereceğinden çekinirler.

Bazı kadınlar için ise epidural istemek bir çeşit yenilgidir, çünkü bu onların ağrı ile başa çıkamadıklarının bir belirtisidir. İngiltere’de kadınların %20 kadarı epidural alırken, ABD’de bu oran %58’e yakındır.

Doğum sancısı hayatınızda yaşayabileceğiniz en büyük ağrılardan biridir ama doğumdan doğuma ve hamilelikten hamileliğe de büyük farklılıklar gösterir. Bazı kadınlar şüphesiz çok ağrı çekmeden doğum yaparlarken, diğerlerinin bunu başarabilmesi için ilaçlara ihtiyacı vardır. Eğer daha önce doğum yapmadıysanız vücudunuzun bu olaya nasıl bir tepki vereceğini bilmenize imkan yoktur; bu yüzden de elinizdeki seçenekler konusunda açık fikirli davranmanızda fayda vardır.

Sancılanma başlamadan önce doğum planları yapan kadınlarla yakın bir tarihte yapılan çalışma, bu kadınların yarısı kadarının epiduralden kaçınmak istediklerini söylemelerine rağmen sonunda yaklaşık %65’inin epidural talep ettiğini bulmuştur. Buna da ilave olarak, doğum sonrasında sorulduğunda da, epidural kullananların %90’ı kararlarından memnun kaldıklarım beyan etmişlerdir.

Epidural, vücudun alt kısmından beyne ağrı sinyalleri taşıyan sinirlere yakın bir yerden omurganın alt tarafına takılan bir tüp vasıtası ile tatbik edilen bir enjeksiyondur. Bu ürkütücü gelebilir ama sandığınız kadar (özellikle de zaten doğum sancıları içindeyken) ağrı verici değildir ve genellikle tüpün takılması sırasında küçük bir uyuşturucu iğne de yapılmaktadır. Böylece ağrı sinyallerini engelleyen bu ilaçlar omurgaya pompalanmaya başlar ve doğum sancısmı hızla dindirirler. İlaçlar lokal olarak verildiğinden de bebeğin vücuduna geçemezler.

Epidural olmak, daha önceleri, doğumun geri kalanım yatakta sırt üstü geçirmek ve bedeninizin alt kısmını oynatamamak demekti ama şimdi, modern ilaçlarla, doğum servisinde koşuşturamasanız bile, el-diz duruşuna geçebilir ve doğumun ikinci evresinde üstüne bastırıp bebeğinizi dışarı itebileceğiniz değişik doğum pozisyonlarına girebilirsiniz. Ayrıca, uyuşturucu ilaçların dozunu arttırabilmeleri ve hissettiklerini kontrol edebilmeleri için kadınlara birer el pompası da verilmektedir.

Bu yöntemin, epiduralin düzgün çalışmaması, tansiyonda ani düşüş yaşanması veya omuriliği çevreleyen koruyucu zarfın kazara delinmesi ile baş ağrıları oluşması gibi bazı riskleri de vardır. Kadınlar ayrıca idrar torbalarının dolduğunu hissedemeyebilirler ve onu boşaltmak için bir katatere ihtiyaç olabilir (bu da tahmin edildiği kadar kötü değildir).

Hamilelik ve doğumun pek çok alanında olduğu gibi, epidural kullanılanlarla hiçbir ilaç kullanılmayan doğumlardaki riskleri karşılaştıran çalışmalarda da, katılan kadın tipine ve sorulan sorunun özelliğine göre, çelişkili sonuçlara varılmıştır. Cochrane Collaboration, epiduralin riskleri ve yararları konusunda bir fikir birliğine varmak amacıyla, bu araştırmalardan yirmi üç tanesinin sonuçlarını yakın bir geçmişte bir araya topladı. Sonuç olarak da epiduralin sezaryen riskini ve doğumun ilk evresinin süresini arttırmadığını, uzun süren sırt ağrılarına yol açmadığını ve bebek üzerinde herhangi olumsuz bir etki yaratmadığını buldu. Bütün bunlara karşılık da, doğumun ikinci evresi biraz daha uzun sürebilir (ortalama on üç dakika kadar), kasılmalarını kuvvetlendirmek için kadınlara az da olsa takviye oksitosin verilmesi gerekebilir ve aletli doğum (forseps ve vakum ile) yapma oranları %42 artabilir. Bu göründüğü kadar kötü bir oran değildir çünkü genelde, aletli doğum yapma riski (forsepsle sadece %4 ve vakumla %8) oldukça düşüktür.

Buna karşın siz yine de artan bir riskten rahatsız olabilirsiniz çünkü aletli doğumların, bebeğin dışarı çıkmasına yardım etmek için vajina duvarının kesilmesi veya yırtık olma şansının artması gibi durumlarla daha fazla ilintileri vardır. Epidural olan kadınların, aletli doğum yapma riski biraz daha artıyor olsa da, bu durum sadece epiduralin suçu olmayabilir. Epidural olan kadınların vajinal bölgeleri zaten uyuşmuş olduğundan, bebeklerinin dışarıya daha kolay çıkması için kendilerine mekanik bir yardım teklif edilmesi de daha olasıdır.

Dışkı kontrolü sağlayan anal sfinkter kasının ciddi zarar görmesi riskini ele alan ayrı bir araştırma ise bunun epidural anestezi veya doğumu başlatmak veya hızlandırmak için oksitosin kullanımıyla hiçbir ilişkisi olmadığını bulmuştur.

Epiduralin bebekte yaratacağı risklere gelince, Cochrane incelemesi, epiduralle doğan bebeklerin diğerlerine göre daha az (kan pH’ında asidosis denen düşüşle belirlenen) stres belirtileri gösterdiğini buldu -daha şiddetli durumlarda ise herhangi bir fark yoktu. Ayrıca epiduralle doğan bebeklerle ağrı kesici almadan doğan bebekler arasında yoğun bakım ünitesine girme konusunda da hiç farklılık görülmediği gibi, bebeklerin doğumdaki Apgar skorunda (doğumdan hemen sonra bebeklerin ne derece sağlıklı göründüklerinin ölçüsü) da bir farklılık yoktu.