Hamile Kadınlar Gerçekten Kömür Yerler mi?

İngiltere’de 2.231 kadın üzerinde yapılan bir araştırmaya göre hamilelerin %31’i gebelikleri sırasında olağandışı aşermeler deneyimlediklerini iddia etmişlerdir. Bu konuda birinci sırada olan buzun arkasından, kömür, diş macunu, sünger, çamur, tebeşir, çamaşır sabunu, kibrit ve lastik gelmektedir. Bu olguların çoğunun kendi adları vardır. Pagofaji, yani buz-yeme, özellikle Amerikalı kadınlar arasında çok yaygındır. Georgia eyaletinde yapılan özel bir araştırma, kadınların %18’inin günde bir-iki bardaktan birkaç kiloya kadar buz yediklerini ortaya koymuştur.

Yüzde 60 kadar hamilenin uyguladığı, toprak yeme, yani Jeofaji, Tanzanya gibi Afrika ülkelerinde özellikle yaygındır. Bilhassa killi toprak tercih edilse de, toprak yerine çanak çömlek yiyenler de vardır.

Bilim insanları yabancı madde yeme alışkanlığı olarak bilinen “pika sendromu”na, kültürel eğilimleri, gerilim azalmayı (tırnak yeme gibi) ve açlığı da içeren çeşitli açıklamalar getirmişlerdir. Pika sendromu konusunda kendileri ile görüşen kadınlardan bazıları yediklerinin mide ekşimesine ve bulantıya iyi geldiğini ve bunları çoğunlukla mide asidini dengelemeye yardım edebilecek alkali ürünler arasından seçtiklerini söylüyorlar. Her şeye rağmen, pek çok kadının bu garipliklere neden aşerdikleri konusunda hiçbir fikri yok.

Çok yaygın olan diğer bir bilimsel açıklama ise bu kadınların demir, çinko veya kalsiyum gibi besinlerde yetersizlik çektiğidir. Her ne kadar demir eksikliği olan kadınların toprak ve diğer maddelere pika sendromu geliştirdiği konusunda yüzlerce rapor varsa da, araştırmacılar toprak veya kilin sindiriminden ne kadar demir çıktığını analiz ettiklerinde elde edilen cevap “çok az”dır. Buna ek olarak, kansızlıklarını tedavi etmek için kendilerine demir takviyesi verilmesi de bu kadınların aşermesini engelleyemedi. Üstelik kil ve toprak yemek aslında demir ve diğer minerallerin bağırsaklardan emilimini önlemektedir. Lakin toprak kansızlığı tedavi etmiyor demek, kansızlık aşermeyi tetiklemiyor demek değildir.

Şaşırtıcı bir iddia da, kil yemenin gıda zehirlenmesi riskini azalttığıdır. Yapılan bazı araştırmalar toprağın içindeki belirli maddelerin bağırsaklardaki bakteri, virüs ve toksinlere yapışarak kana karışmasını önlediklerini göstermiştir. Bazı tip killi topraklar da bağırsaklardaki mukus salgılanmasını arttırarak bakterilerin geçişini zorlaştırıyor gibi görünmektedir.

Kadınların niçin buza aşerdikleri bir muamma olmaya devam etmektedir. Bazılarına göre sebep, buzun yapısının kuru kil veya toprak gibi kıtır kıtır olmasının yiyenlerde aynı psikolojik tesiri yapıyor olabileceğidir. Diğerleri de demir yetersizliğinde sık görülen dil ağrısı veya şişmesini dindirmek için buza aşerildiğini ileri sürerler.