Hamilelik Kadınları Unutkan Yapar mı?

Cümlenin tam ortasında söyleyeceğinizi unutuyor musunuz? Üst kata kadar çıkıp “ben buraya neden gelmiştim” diyor musunuz? Pek çok kadın hamilelik sırasında daha unutkan olduğunu iddia etse de, hamileliğe bağlı unutkanlık veya “annelik amnezisi”ni doğrulayan kanıtlar çelişkilidir. Bazı araştırmalar, hamile kadınların bellek depolama ve bellekteki bilgiyi çıkartma işlerinde kötü not aldıklarını söyler, diğerleri ise hamilelik ve unutkanlık arasında bir bağlantı bulamaz.

Basit bir açıklama şöyle olabilir, kadınlar hamilelikte kafalarının karışacağını varsaydıklarından unutkanlıklara karşı daha duyarlı olup unutkanlıklarının arttığı bildiriminde bulunurlar. Oysa, yapılan beyin taramaları hamileliğin son aylarında kadınların beyinlerinin büzüştüğünü ve doğumdan altı ay sonrasına kadar da eski haline gelmediğini gösteriyor: büyük ihtimalle hormonların etkisi veya fetüsün gıdaları kendisi için kapması olabilir. Hiç olmazsa bu bulgu, beyinde meydana gelen somut değişikliklere bir kanıt getiriyor. Ama yine de, büzüşmenin, beyin gücü üzerinde herhangi bir gerçek etkisi var mı veya beynin bütün bölümlerini eşit mi etkilediğini bilmiyoruz. Fareler üstünde uygulanan çalışmalar, aslında, beynin bellek merkezi olan hipokampüsün hamilelik sırasında yeni nöronlar geliştirdiğini gösteriyor; yani her ne kadar kısa süreli bellek düşüşleri olsa da, hamileliğin uzun vadeli yararları da olabilir.

Annelik amnezisini doğrulayan çalışmalarda bile her tür hafızanın aynı derecede etkilenmediği görülmüştür. Bugüne kadar yapılmış en kapsamlı araştırmalardan birinde, 254 hamile kadından bir dizi hafıza testi yapmaları istenmiş ve aynı testler kendilerine doğumdan on iki ile on dört hafta sonra tekrar verilmiştir. Bu sırada, hamile olmayan kırk sekiz kadına da, aynı testler uygulanmıştır. Kelime çiftleri ezberleme (sözel bellek) konusunda hamileliklerinin son devresindeki veya yeni anne olmuş olan kadınlar, hamile olmayan kadınlardan daha kötü sonuçlar almışlardır. Ama çalışma belleği (veya beyinde olan bilgiyi kullanma kabiliyeti) ve yüzleri tanıma yetisi etkilenmemiştir. Her kadının da aynı şekilde etkilenmediği görülmüştür.

Hamile kadınların, hafıza yönünden kaybettiklerine karşılık başka diğer bakımlardan kazanımlar elde ediyor olmaları da mümkündür. Araştırmayı yöneten, California Üniversitesinden Laura Glynn “Meydana gelen değişimler sizi daha iyi bir anne yapmaya yönelik olabilir” diyor. Özellikle, östrojen, annelik ve besleme içgüdülerinin gelişmesine yardımcı olur ve hamilelik sırasında yüksek seviyelerde olması da doğumdan sonra annenin bebeğine karşı duyduğu bağlılık hissinin artması ile ilintili olduğunun göstergesidir.

Hamilelik ve anneliğin, en azından farelerde, yol bulma becerileri ve mekan hatırlama belleklerinde bir artışı tetiklediği ve bunun da dişi farelerin yemek bulma konusunda daha başarılı olmaları amacıyla geliştiği düşünülebilir. Aynı zamanda, İngiltere’de Bristol Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, hamilelik sırasında kadınların korku, kızgınlık ve nefret gibi yüz ifadelerine duyarlılıklarının arttığı sonucuna vardılar; bunun nedeni de, doğum sonrasında algılarını keskinleştirmeye hazırlık olabilir.

Hamilelik ilerledikçe, kadınların stresli durumlardan etkilenmesi gittikçe azalıyormuş gibi görünür. Laboratuvar ortamında stres ölçen klasik bir yöntem, vücut dilinizin ve ana hormon seviyelerinizin ölçüldüğü yapay bir iş başvurusu görüşmesi olan Trier Sosyal Stres Testi’dir. Hamile 150 kadın üzerinde uygulanan bir çalışma, kadınların hamilelikleri ilerledikçe bu testi daha az stresli bulduklarını göstermiştir. Yirmi bir haftalık hamileler veya hamile olmayan kadınlara göre ileri hamilelik döneminde olan kadınların tansiyonları bu test sırasında daha düşük, kalp atışları daha yavaş ve stres hormonu (kortizol) artışları da daha azdı.

Bizler, hâlâ, bu değişimlerin kalıcı olup olmadığını ve beyinde hamilelik sırasında ne gibi yararlı başka değişimlerin oluştuğunu bilmiyoruz. “Birçok işi aynı anda yapma, stres altında iş çıkarma veya bebekten gelen belirtilere duyarlılık gibi bebek bakımı ile ilgili çeşitli görevlerle karşılaşan annelerin verimliliklerinin artmış olabileceği de mümkündür” diyor Glynn.