Hamilelik Sırasında Egzersiz Yapmak Güvenli midir?

Çok sayıda kadın, hamile kaldıklarında, düşük riskini arttıracağı veya bebeklerine bir şekilde zarar vereceği korkusu ile jogging gibi ağır egzersizleri yapmayı bırakırlar.

Her ne kadar en az bir adet kapsamlı araştırma, haftada yedi saatten fazla ağır egzersizin düşük riskini arttırdığını iddia ediyor olsa bile, verilerin çoğu düşük gerçekleştikten sonra toplanmıştır; bu sebepten, kadınların egzersiz seviyelerini değişik hatırlamış veya çalışmaya katılma hevesine öncelik vererek hareket etmiş olma ihtimalleri de vardır. Diğer başka araştırmalar da ağır egzersizin, kanı geçici olarak fetüsden başka yerlere göndermesi sonucu bebeğe daha az oksijen gitmesi olasılığına işaret ederler.

Diğer taraftan da, hamilelik süresince egzersizin, ileri beyin gelişmesi ve düşük kalp atış seviyesi olan daha ince bebeklerin doğmasına sebep olduğu konusunda elimizde ön kanıtlar bulunmaktadır – ki bu sağlık açısından onlara hayat boyu fayda sağlar.

Son zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve diğer başka ülkelerde önerilen esaslarda göre, kendilerine kalp rahatsızlığı gibi özel tıbbi durumları veya örneğin uzun süreli kanama gibi hamilelikler için tehlike yaratan durumları olduğu söylenmemişse, hamile kadınlar egzersizlerine gebelikten önceki yoğunlukla devam edebilirler. Cochrane Collaboration 2009 yılında yaptığı araştırmasında, her ne kadar haftada iki veya üç defa yapılan aerobik egzersizin annenin beden sağlığını geliştirdiği veya koruduğunu belirlenmişse de, bebeğe iyi mi, kötü mü geldiğini ölçecek kanıtların yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Doğum Öncesi Egzersizleri: Vücudun Alt Kısmı
Doğum Öncesi Egzersizleri: Kollar ve Vücudun Üst Kısmı
Doğum Öncesi Pelvis ve Karın Egzersizleri
Hamilelikte Çok Az ya da Çok Fazla Egzersiz
Hamileyken Neden Egzersiz Yapmanız Gerekir?

Uyguladığı egzersiz programı annenin form düzeyine göre özel ayarlanmış olduğu sürece, hamilelikte ağır çalışmaların bile bir zararı olmadığını iddia eden yeni kanıtlar bulunmaktadır. Johns Hopkins School of Medicine çalışanlarından Andrew Satin, karnı burnunda hamile kadınlardan yürüyüş bandında en üst yorgunluk seviyelerine yani daha fazla gidemeyecekleri noktaya kadar yürümelerini veya koşmalarını istedi. Bütün bu olay sırasında da, rahme giden kan ve amniyotik sıvı düzeylerinin yanı sıra problemlere veya sıkıntı belirtilerine karşı bebeğin hareketleri ve kalp atışı izlendi.

Hamilelik öncesinde hiç egzersiz yapmamış kadınlarda bile bunun bebeğin sağlığına bir etkisi görülmedi. Satin, “Geçmişte inandıklarımızın aksine, daha önce aktif olmayan kadınların bile hamilelikte egzersize başlamalarında bir sakınca yoktur.” demektedir.

Her ne kadar koşma sırasında bebeğin kamın içinde sağa sola savrulacağını düşünsek de, Satin, bebeğin duruşunda ne kadar az bir farklılık olduğunu tespit edip şaşırmıştır. “Rahim yukarı aşağı gidip gelmekte ve bebek de onunla birlikte hareket etmektedir, aslında bunun dışında hiçbir önemli duruş değişikliği görmedik” diyor.

Her şeyden önemlisi, hamilelikte egzersiz yapmayı seçen kadınlar önce kendi bedenlerini dinlemeli ve başları döndüğünde veya kendilerini iyi hissetmediklerinde yavaşlamak veya durmalıdırlar. Hamilelik acıya rağmen zorlamak ve devam etmek için uygun bir zaman değildir. Satin, aynı zamanda, su kaybını önlemek için bol su içmeyi ve düşme veya darbe alma riski yaratan kayak, at binme, dağ bisikleti veya dövüş sporları gibi etkinliklerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Bu durum, bebeğin büyüyüp artık leğen kemiği tarafından korunamaz hale geldiğinde (genellikle, gebeliğin on ikinci haftası civarında) özellikle önemlidir, çünkü ciddi bir darbe plasentayı rahim duvarında ayırarak hem anneye, hem de bebeği riske sokabilir.