Hamilelikte Duygusal Etki

Fiziksel değişiklikler hamilelik hikayesinin sadece yarısıdır. Duygusal etkinin sizin ve ilişkilerinizin üzerindeki tesiri de en az fiziksel değişiklikler kadar önemlidir.

Her zaman anne olmak için sabırsızlanmışımdır. Şimdi artık, sonunda bu gerçekleşmek üzere ve ben korkuyorum. Hiç yeterince iyi olacağına inanamıyorum. Kendime olan bu güvensizliğim normal mi?

Anne baba olmanın inanılmaz sorumluluğundan dolayı titremek hiçte yaygın olmayan bir şey değildir. Bazen kendine güvensizlik sizin kendi anne babanızla olan deneyimlerinize verdiğiniz bir tepki -iyi ya da kötü de olabilir. Anne babanızın harika olduklarını ve asla onlar kadar iyi olamayacağınızı düşünebilirsiniz. Ya da mutsuz bir çocukluğun çoğu unutulmuş hatıraları -belki de ilk defa- eski acılar ve dargınlıklarla su yüzüne çıkıp başrolde sahneye yerleşebilir.

Eşinizle, anne baba olan arkadaşlarınızla ve kendi anne babanızla konuşun. Gelecek olan bebeğin nesilleri yakınlaştırır ve kendi anne babanızın o zamanlar ve şimdi sizin hakkınızda neler hissettiğini öğrendikçe şu anki duygularınızın kaybolacağını göreceksiniz.

Anne babalık hakkında kitaplar okumak, doğum öncesi kurslara katılmak ve uzmanlara sizi rahatsız eden ya da anne olmaktaki kendinize güveninizi sarsan her şeyi sorun.

Hamileliğim hakkında kendimi suçlu ve olumsuz hissediyorum çünkü bir bebek, sahibi olmak fikrini bir türlü içime sindiremiyorum. Hep böyle mi hissedeceğim?

Her kadın bebek sahibi olma fikrini iyi karşılamaz. Hamilelik planlanmış olsa bile, gerçekte doğrulana kadar kadınlar bir kez daha düşünebilir. Ancak şu an olmakta olan güçlü hormonal değişiklikler -kendinize rağmen – yeni bebeğinizin gereksinimlerini karşılamak için sizi hazırlamaktadır. Bebeğiniz doğduktan sonra, neredeyse yüzde yüz olasılıkla sizin ve eşinizin meydana getirdiği ve tamamen size bağımlı bu minik şahsa duyacağınız sevgi ve koruma duygularıyla yorgun düşeceksiniz.

 Yıllar süren kısırlık tedavilerinden sonra eşim ve ben eşimin hamile olduğunu öğrendik. Ailelerimiz ve arkadaşlarımız son derece sevinçli. “Bebek, yapmaya çalışma” işkencesi bittiği için rahatladım ancak şimdi hayat normale döndü ve ben içim boşalmış gibi hissediyorum. Hamilelik gerçekten bu kadar sıradan mı?

Olabilir. Bebek yapmak için uzun zaman uğraşan bir çok çift (yardıma ihtiyaç duymayanlar bile) hamile kalmaya öyle odaklanırlar ki bu evrenin hamilelik veya daha da ötesinde anne baba olma sürecine geçtiğini göremezler.

Kendi rolünüz konusunda emin hissetmiyor da olabilirsiniz. Hamile kalmaya çalışırken duygularınız tamamen bu yönde meşguldü ve eşinizle birlikte belirtileri izliyordunuz. Şimdi, hamile kaldıktan sonra eşinizin size daha az gereksinimi var gibi gözüküyor. Ancak hala sizin desteğinize gereksinimi var.

Doğum öncesi kurslarda, doktor kontrollerinde ve testlerde ona eşlik ederek hamilelik sürecine dahil olun. Bebek hakkında ve doğumdan sonraki yaşantınız hakkında birbirinizle konuşun. Doğum yaklaştıkça heyecanınız geri dönecektir.

Hamile kalma fikri bir çok kadını heyecanlandırır. Ama sonunda bazı şeylerden de vazgeçildiği bir gerçektir – yepyeni bir insanın sağlığı ve iyiliğinin sorumluluğunu alacaksınız. Endişelerinizi etrafınızla özellikle de eşinizle paylaşın.

Duygularımda gel-gitler yaşıyorum; bazı günler hiç neden yokken eşime sinirleniyorum. Televizyondaki bir haberden inanılmaz derecede etkilenip kendimi ağlarken bulduğum zamanlar oluyor. Ruh halimdeki bu değişimlerin hormonlar tarafından yönetildiği ve zamanla her şeyin düzeleceği söylendi. Bu doğru mu?

Hamilelik sırasında hormonlarınızın belirgin iniş çıkışlar göstermesi son derece normaldir. Anne olma düşüncesindeki mutluluk yüksek olanı daha yüksek ve yorgunluk, bulantı ve rahatsızlıklar da alçak olanı daha da alçak yapar. Bundan yeterince dinlenerek ve iyi beslenerek kurtulabilirsiniz. Kafein, çikolata ve diğer hazır şekerli yiyecekleri -moralinizi geçici olarak yükseltse de bozuk morali daha da kötüleştirir- kesin.

Yürüyerek, yüzerek ya da haftada iki üç kez hamilelik için uygun aerobik kurslarına giderek düzenli egzersiz yapın. Egzersiz, bazen “mutluluk hormonu” adıyla da anılan vücuttaki endorfin hormonunu tetikler. Hepsinden öte, canınız sevişmek istemese de eşinizle birbirinize yakın durun. Onunla duygularınız hakkında konuşun ve hala baş başayken bundan azami ölçüde yararlanmaya çalışın.

Duygusal gel-gitler hamileliğin normal bir parçası sayılırken, depresyon değildir. Bozuk moralle iki ya da üç haftadan daha fazla bir süre mücadele edemeyeceğinizi hissederseniz doktorunuzla konuşun. Uzman birinden yardım almanız konusunda tavsiyede bulunabilir.

Bebek istiyorduk, ama henüz değil. Büyük, bir finansal yükün altına yeni girmiştik. Şimdi ise bebek sahibi olmanın getireceği yükten endişeleniyoruz. Gerçekten bize söylendiği gibi masraflı mı?

Bebeklerin gereksinimleri son derece temel şeylerdir: yiyecek, barınma, sıcaklık ve sevgi. Çocukların büyüdükçe masrafları arttırdıkları doğrudur ancak bir çok anne baba ihtiyaçların içinde büyümeyle baş ederler. Gelecekte olası finansal problemlerin yarattığı endişelerin şu anda hamileliğinizin önüne geçmesine izin vermeyin. Bu ayları pahalı olmayan eşyalar ve giyecekler arayarak geçirin ve arkadaşlarınızdan ve ailenizden daha önce giyilmiş giyecekleri almaktan utanmayın.

Yaşadığım bölgede çocuk bakımı ücretlerinin bu denli pahalı olabileceğini fark edememişim. Eşim de ben de çalışmayı bırakmayı maddi açıdan tolere edemeyiz ve gerçekten bunun altından kalkamayacağımızı düşünüyorum.

Çoğu çalışan anne baba için bebek sahibi olduktan, sonraki en büyük sorun bebek bakımıdır. Ve bu da ailenizde bebeğinize bakmaya istekli güvenilir birisini bulamazsanız hiçbir şekilde ödün veremeyeceğiniz -ve vermekte istemeyeceğiniz- bir konudur.

Eşlerden birinin işi bırakması da dahil tüm seçenekleri düşünmek önemlidir. Kariyerinizi bırakmanın gizli maliyetlerini ortadan kaldırdığınızda belki de ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüzden daha azına ihtiyacınız vardır.