Hamilelikte Müziğin Gücü

Düzenli olarak ninni, klasik müzik ve doğa sesleri dinleyen hamilelerin, bu tür müzikleri dinlemeyenlere göre daha duygusal ve zihinsel olarak daha sağlıklı oldukları görülür.

Neden? Müzik, Sağlığı Nasıl Etkiler?

Araştırmalar, müziğin beynin birçok bölgesinde birtakım aktiviteler ortaya çıkardığını göstermiştir. Belli müzik türleriyle (ninni, klasik müzik ve doğa sesleri) çağrıştırılan beyin aktiviteleri stresi azaltır, vücut ve zihin için iyileştirici ve canlandırıcı etkisi olan iyi kimyasallar (endorfin veya keyif hormonları adı verilen) salgılar.

Müzik dinlemek aynı zamanda beyindeki serotonin seviyesini de etkiler. Se-rotonîn, ruh hallerini düzenleyen kimyasaldır. Eğer beyninizde yeterince serotonin yoksa depresif olursunuz. Ancak, neşeli ve sakinleştirici müziğin beyindeki serotonin seviyesini artırma kapasitesi vardır. Müzik ayrıca vücudu acı ve ağrılardan da uzaklaştırır. Dolayısıyla müzik için güzel bir ağrı kesicidir diyebiliriz.

Araştırmalar, müzik sesinin büyümekte olan dokuları etkileyebileceğini göstermiştir. Klasik ve dinlendirici müzik doku gelişimini hızlandırır ve dengeler. Bebeğiniz, içinizde büyümekte (yani, dokuları büyümekte). Rahimdeki bebeklerin farklı müzik türlerine farklı yanıtlar verdikleri de kanıtlanmıştır. Dinlendirici müzik bebeği rahatlatır ve gürültülü müzik bebeği korkutarak kalp atışlarını hızlandırır (bir çeşit anksiyete evresi). Bu nedenle, hamileyken sürekli maruz kaldığınız müziğin türüne dikkat edin.

Fetüsün müziği duyabilme kabiliyeti

Bebeğin kulakları sekizinci hafta sıralarında oluşmaya başlar ve hamileliğin yirmi dördüncü haftasında yapısal olarak tamamlanır. Birçok çalışma, bebeklerin yirminci haftadan itibaren sesleri duyabildikleri ve tepki verebildiklerini, yirmi dördüncü haftadan itibaren ise aktif dinlemeye başladıklarını kanıtlamıştır.

Duyma algısı, doğumdan önce, diğer duyulara göre en çok gelişenidir, çünkü rahimdeyken diğer duyulara göre en çok bunun pratiği yapılır. Çalışmalar ayrıca;

– Bebeklerin, yüksek seslere kalp atış hızlarını artırarak yanıt verdiklerini

– Dinlendirici müziklere kaslarını gevşeterek, hareketlerini yavaşlatarak, gözlerini kapatarak ve uyuyarak yanıt verdiklerini

–  Gürültülü müziklere uzun süre maruz kalmanın doğum hasarına yol açtığını

– “Beyaz gürültü”ye maruz kalmanın erken doğum ve düşük kilolu bebeklerle ilişkili olduğunu bulmuştur. Örneğin, Japonya’da yapılan bir çalışma, Osaka havaalanı civarında oturan hamile kadınların, erken doğum ve daha küçük bebekler dünyaya getirme olasılıklarının arttığını göstermiştir.

– Bebekler rahim İçindeyken duydukları müziği, bir yıldan daha uzun süre hatırlarlar.

Annelerin gözlemleri, bebek doğmadan önce dinledikleri aynı sakinleştirici müziğin, bebek doğduktan sonra da dinlendiğinde, bebeği sakinleştirdiğini göstermiştir.

Anne sesi en güzel müziktir

Bebekler anne karnında duydukları müziği uzun süre hatırladıkları için, en iyi müzik türlerinden biri anne sesidir. Evet, anne sesi duyulur ve hatırlanır. Bu nedenle, sesinizin güzel, kibar ve hatırlanır çıkmasına dikkat edin. Kendinize şu soruyu sorun:

“En çok sevdiğim biri tarafından nasıl hatırlanmak isterim?”

Bu soru üzerinde düşünün ve kendinizle beyin fırtınası yapın çünkü bu, siz ve çocuğunuz için önemlidir.

Yumuşak ve nazik bir anne olarak mı hatırlanmak istersiniz?

Güzel ve melodik sesli bir kadın olarak mı hatırlanmak istersiniz?

Kararlı, güçlü ve kuvvetli bir anne olarak mı hatırlanmak istersiniz? Çocuğunuzun ilk anıları sizin elinizde…

Bazılarınız, ”Sesim güzel değil, çok kötü!” diyor olabilir. Ancak kendiniz hakkında bu şekilde düşünmemelisiniz. Kendiniz ve sesiniz hakkında farklı düşünmeye başlamalısınız. Sesinizi sevmelisiniz. Sesiniz iyi ya da kötü değildir; siz seviyor ya da sevmiyorsun uzdur. Sevdiğiniz şey güzel olur, sevmediğiniz kötü. Bu yüzden sesinizi ve kendinizi sevmeyi öğrenin. Sesiniz, bebeğinizin konuşmayı, şarkı söylemeyi, etrafındaki dünyayla iletişimi nasıl öğreneceğini belirler.

Sesinizi geliştirmenin ipuçları:

1- Her zaman sevgi dolu çıksın sesiniz. Farklı olmayın, kendiniz olun ama SEVGİ DOLU olun.

2- Her gün, sevgi dolu olmanıza ve sesinizin sevgi dolu çıkmasına yardımcı olacak “Sevgi ve şefkat” meditasyonu yapın. Bu meditasyon ayrıca sesinizi olumlu yönde de etkileyecektir çünkü meditasyon çakraları (enerji merkezlerimiz) iyileştirir ve beşinci çakra ses çakramızdır. Bunu meditasyon ile iyileştirerek sesinizi geliştirebilirsiniz.

3- Sakin, gevşetici ve sevgi dolu müzikler dinleyin.

4- Güzel ve sevgi dolu şarkılar dinleyin.

5- Tartışma ve kavga etmeniz gereken durumlardan uzak durun.

6- Şiddet içeren filmler izlemeyin veya şiddet hakkında kitaplar okumayın. Farkında olmadan bunlar sesinizi değiştirebilir.