Hormonlar Doğum Sancısını Engeller mi?

Normal doğum destekçileri vücudun doğum sırasında doğal ağrı kesiciler ürettiğinde ısrarcıdırlar ve bu ısrarları da bir dereceye kadar doğrudur: kasılmalar beta-endorfin gibi bazı hormonların salgılanmasını tetikler ki bunlar da morfinle aynı reseptörlere yapışıp bloke ederler. Beta-endorfin salgılanması epidural anastezi alanlarda daha hafiftir çünkü onların vücutları artık ağrı kesici için feryat etmemektedir.

İsrailli araştırmacılar, yakın zamanlarda yaptıkları çalışmalarda, doğum sırasında kadınların ağrı toleransının arttığını buldular; bu durum beta-endorfin gibi kimyasallardan kaynaklanıyor olabilir. Vücudun hassas bölgelerine kesintisiz baskı uygulayarak bu baskının acıya dönüştüğü noktayı bulmayı hedefleyen dolorimetre adında bir alet kullanarak, kırk adet hamile kadında doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasındaki acı eşiklerini kaydettiler. Doğum sancıları başladığında, kadınlarda acı eşikleri belirgin bir şekilde arttı; bu durumun, hamileliğinin kırkıncı haftasını doldurmuş ve daha ileri hamileler için özellikle geçerli olduğu görüldü. Neden hamileliklerini tamamlamış kadınların daha yüksek ağrı toleransına sahip oldukları pek açık değildir ama fareler üzerinde yapılan çalışmalarda, doğum sırasında olduğu gibi doğumdan önceki son günlerde de ağrı toleransının arttığı gözlemlenmiştir.

Bir başka çalışmada da Danimarkalı araştırmacılar, üçüncü üç aylık dönemde acı eşiğinin yükseldiğini buldular. Ayrıca, yakın bir zamanda pelvis sancısı yaşamış olan kadınlarda, büyük ihtimalle vücudun doğal ağrı kesme mekanizmaları zaten harekete geçmiş olduğundan doğum sancılarının yoğunluğunun daha düşük olduğunu gördüler.

Doğum sancıları savaş-veya-kaç hormonları olan adrenalin (epinefrin) ve noradrenalinin salgılanmasını tetikler. Bu hormonlar, doğum kasılmalarının yoğunluğunu azalttıkları için çoğunlukla kötü adam olarak algılanır, aynı zamanda acıyı da azaltırlar. Doğum sırasında sancıları hafifleten bu hormonların salgılanmasının evrimsel bir sebebinin, doğum yapmaya uygun, güvenli ve korunaklı bir yer bulmaları için hamilelere vakit kazandırmak olması ihtimali vardır.

Ağrı kesici verildiğinde, kadınlardaki beta-endorfin hormonunda olduğu gibi adrenalin ve noradrenalin hormonlarında da seviye düşüklüğü görülür ama bu aslında kötü bir şey değildir, çünkü kadınlar, ağrıları kontrol altına alındığında doğumun çoğunlukla daha hızlı ilerlediğini keşfetmişlerdir. Ayrıca, panik de adrenalin salgılanmasını arttırabilir; bu sebeple nefes ve gevşeme gibi diğer baş etme tekniklerinin de kullanılması denemeye değer.

Son olarak da, araştırmalar, aile desteği eksikliğinin kadındaki ağrı algılamasını yükselttiği ve buna ilaveten, büyük ihtimalle hormon seviyelerinin günün değişik saatlerinde gösterdiği doğal farklılıklar sebebiyle de, sabah doğum yapan kadınların akşam doğum yapanlara nazaran daha az ağrı çektiklerini iddia etmektedir. Bu da demektir ki, eğer imkanınız varsa, akşam iyi bir uyku uyuyun ve eşinizle bol bol kucaklaşın ve her şeyin iyi gideceğine dair umutlarınızı yüksek tutun.