Normal Doğum mu, Sezaryen mi?

Normal doğum yerine sezaryen olmayı seçen kadınlar uzun zamandır basın tarafından acımasızca eleştirilmektedir. İngiltere’de onlara “itemeyecek kadar havalı” denir çünkü onların rahatlarına gittiği veya sancıdan korktukları için bu yöntemi seçtikleri düşünülür.

Bu varsayımların büyük bir kısmı, sadece çoğunluğu geçerli sebeplerden sezaryen olmuş kadınları aşağılamakla kalmaz, aynı zamanda da yanlıştır. Bir çok ülkede sezaryen sayısı artmaktadır ve şu sıralarda İngiliz kadınlarının üçte biri (ABD de %31,8) sezaryenle doğurmaktadır ama çok az bir kısmı dışında, bunu tıbbi olmayan nedenlerle yaptıklarına dair herhangi bir kanıt yoktur. İngiltere’de uygulanan 32.082 sezaryen operasyonu ile ilgili bir denetlemede bunların sadece %7’sinin annenin isteğiyle yapılmış olduğu bulunmuştur. Bu kadınlardan kaçının medikal bir sorunu olduğu veya kaçının zaten daha öncenden de sezaryenle doğum yapmış olduğu belli değildir. İlk bebeklerini bekleyen kadınlara sorulduğunda sadece %3,3 kadarı sezaryeni tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

Çoğunlukla sezaryende ısrarcı olmamalarına karşın, kadınların istediklerini seçme hakları olduğuna inanan doktorların sayısı artmaktadır. The UK National Institute for Health and Clinical Excellence (NİCE), 2011 yılında yayınladığı kılavuzda, herhangi bir tıbbi gerekçe olmasa da bütün kadınların sezaryen yaptırma hakkına sahip olduğunu belirtmiştir. Ana gerekçeleri de, teknolojinin ilerlemesi ile sezaryenin, özellikle acil olarak değil de planlı olarak uygulandığında çok daha güvenli bir hale gelmiş olmasıdır.

Normal doğumun sezaryene oranla daha yararlı olduğuna dair birçok halk inancı ve yanlış fikir vardır.