Okul Yılının Başında Doğmak Akademik Bir Üstünlük Sağlar mı?

Olabilir, ama yaş ilerledikçe bunun etkisi azalır. Pek çok çalışma, akademik yılın başında doğmuş olan çocukların, testlerde, genellikle aynı yılın sonlarında doğmuş çocuklardan daha iyi neticeler aldığını bulmuştur. Bu konu üzerindeki en büyük çalışmalardan biri, akademik yılın eylülde başladığı ve ağustos doğumluların sınıflarının en küçükleri olduğu İngiltere’de yapılmıştır.

Ağustos doğumlu bu çocukların, yedi yaşına geldiklerinde okuma, yazma ve matematik derslerinde öğretmenleri tarafından “ortalamanın altında” olarak değerlendirilme oranları diğerlerine göre iki veya üç misli daha fazladır. Mesela, okuma yeteneği açısından eylül doğumluların %14’üne karşılık ağustos doğumluların %30’u “ortalamanın altında” olarak değerlendirilmiştir. Ancak, çocuğun yaşı büyüdükçe bu fark kapanma eğilimi gösterir ki bu da ağustos doğumluların kaybettiklerinin bir kısmını geri kazanabildiğini düşündürür.

Genelde bakıldığında, İngiltere’deki çocukların yarısı beş GCSE (on altı yaşında alınan bir sınav) sınavından istenilen A ila C arasındaki notu elde ederler; bunlara İngilizce ve matematik de dahildir. Ama ağustos ayında doğmuş olanları bir önceki eylül ayında doğmuş olan çocuklarla karşılaştırdığımızda, kızların bu seviyeye ulaşmalarının %5,5, oğlanların ise %6,1 daha az ihtimal olduğu bulunmuştur. Aynı araştırmacılar ağustos doğumlu gençlerin, Oxford veya Yale gibi en üst seviyedeki üniversitelere girme ihtimallerinin de eylül doğumlu akranlarına göre %20 daha düşük olduğunu bulmuştur. Bütün bunlara rağmen, araştırmacılar, çocukların özsaygıları, okuldan zevk almaları veya daha ileri bir eğitim alma konularında beklenti ve arzuları arasında hiçbir farklılık tespit etmemişlerdir.

Bu eşitsizliğe neyin sebep olduğu veya bu durumda ne yapmamız gerektiği konusu henüz bir kesinlik kazanmamıştır. Bir olasılık, ağustos doğumluların dört yaşında okula başlamaya hazır olmadıkları ve o dönemde resmi eğitimden faydalanamadıklandır; diğer birisi ise çocukların yaşlarına bakılmaksızın hepsinin aynı günde teste alınıyor olmalarıdır.

Bu tip çalışmalardaki bir diğer sorun ise her çocuğun kendine has yeteneklerini göz önüne almamasıdır. Mesela yüksek IQ’lu ağustos doğumlu çocukların doğum tarihlerinden’ aynı şekilde etkilenip etkilenmediklerini veya bunun onları bu etkiden koruyup korumadığını bilmiyoruz. Ayrıca anaokuluna giden veya okula başlamadan önce ana-babaları kendilerine bol bol kitap okuyan çocuklarm da aynı şekilde dezavantajlı olup olmadıkları açık değildir.

Ancak açık olan şudur ki, ağustos doğumlu çok sayıda dâhinin varlığı, bize kuralların her zaman istisnalarının da olduğunu ispatlar.