Parmak İzi Nasıl Gelişir?

On haftalık bir fetüs uzanıp ana rahminin yumuşak iç dokusunda elini hafifçe gezdirdiğinde, amniyotik sıvı, yeni gelişmiş ve daha şimdiden parmak izlerinin ilk belirtilerini taşıyan minicik el ve ayak parmaklarının arasında girdaplar yaparak dalgalanır.

El falı bakanlar, elde ve parmaklardaki çizgilerin ve kıvrımların kişilerin kaderlerini öngörmekte kullanılabileceğini asırlardır iddia ederler. Parmak izlerinin rahimdeki hayat ile ilgili kalıcı ipuçları sağladığı ve hatta gelecekteki hastalık risklerini haber verebildiği konularında artmakta olan kanıtlara bakılırsa, söyledikleri tahminlerimizin de üstünde doğru olabilir.

Bebeğin cildi hamileliğin üçüncü ve dördüncü ayları arasındaki sürede hassas yarı saydam iki katlı bir tabakadan yetişkinlerdeki gibi daha sağlam ve balmumu kaplı görünümünde üç katlı deriye dönüşür. Var olan iki cilt tabakasının arasında yeni bir tabaka oluşurken, deri kırışır ve üstünde çıkıntılar oluşmaya başlar. Bunlar parmak izlerinin ilk adımlarıdır.

Her ne kadar gruplar kendi içlerinde pek çok farklılıklar gösterseler de, parmak izi şekilleri genel hatlarıyla kabarıklıklar, halkalar ve kavislere ayrılır. Gelişimin erken evrelerinde, yeni oluşmakta olan el ve ayak parmaklarının yüzeylerinde, kan ve bağdoku yaptıkları düşünülen, volar ped denilen kabarıklıklar görülür. Volar pedler, on ila on beşinci haftalar arasında büyümelerini durdururlar ve parmak uçlarından içeriye çekilirler; işte tam bunun gerçekleştiği an ne şekil bir parmak izi ile yaşama devam edeceğiniz belirlenir. Eğer üçüncü tabaka deri oluşmaya başladığında pedler hâlâ epey belirgin ise parmak izlerinizde kabarıklıklar; eğer hemen hemen kaybolmuşlarsa, kavisler ve eğer ikisinin ortası bir durumdaysalar da halkalar oluşur. Bu şekiller belli bir ölçüye kadar genetiktir, ama tek yumurta ikizlerinin parmak izlerinde bile farklılıklar olduğuna bakılırsa, daha başka bir etkenin de iş başında olduğu açıkça görülür.

Atlanta’daki US Çenter for Disease Control and Prevention (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi) çalışanı Henry Khan, çevresel faktörlerin parmak izi oluşumunu nasıl etkiledikleri konusunu araştırmıştır. Araştırmada, 1943 ile 1947 yıllan arasında doğmuş 658 Hollandalıdan (ki bunlardan bazdan Hollanda’da 1944 ve 1945 yıllarında yaşanan kıtlık sırasında fetüstüler) parmak izleri âlınmış ve baş parmak ve küçük parmaklarındaki çıkıntılar sayılmıştır. Çoğu insanın baş parmağında küçük parmağından daha çok çıkıntı vardır, ama Kahn yazın hamile kalınan bebeklerle, kışın hamile kalınanlar arasında bu konuda daha büyük farklılıklar olduğunu bulmuştur. Kıtlık sırasında fetüs olanların parmak izlerine bakıldığı zaman ise bu farklılık görülmemiştir. Bu da, olağandışı sert şartların parmak izi şekillerini değiştirebildiğini akla getirmektedir.

Khan, yaptığı farklı bir çalışmada ise, baş parmakla küçük parmak arasındaki bu çıkıntı sayısı farkının insanlarda şeker hastalığı riskini belirleyip belirleyemeyeceğine baktı. 577 kişiden parmak izi aldı ve kendilerinden glikoz tolerans testi (şeker hastalığının erken bir belirleyicisi) yaptırmalarını istedi. Khan, önceden tahmin ettiği gibi, normal glikoz toleransı olanların çıkıntı farklarının diyabetlilerden daha az olduğunu buldu. Çevrenin bir bebeğin parmak izini nasıl değiştirebileceği hâlâ tam bir açıklıkla anlaşılmış değilse de, bir fikre göre, besin bulunurluğu ve stres hormonlarının varlığı onları bir şekilde etkiliyor olabilir.