Sabahki Sütümle Akşamki Sütümün Arasında Fark Var mıdır?

2009 yılında İspanyol araştırmacılar büyüleyici bir şey keşfettiler: akşamları salgılanan anne sütü uyku getirmeye yarayabilecek sakinleştiriciler içermektedir. Bu kimyasallar (ki bunlara nükleotidler denir) hücrelerde diğer başka önemli roller de oynarlar ama birkaç tanesinin uyku süreçleriyle de ilgili, olduğu söylendi.

İspanya, Badajoz’daki Extremadura Üniversitesinden Cristina Sanchez, emziren otuz kadında uykuyla ilişkisi en kuvvetli olan üç adet nükleotidin seviyelerini yirmi dört saat boyunca inceledi. 5’AMP adlı nükleotidin akşamları en yüksek seviyede olduğunu, 5’GMP ve 5’UMP adlı olanların da gece ilerledikçe arttığını buldu. Bu üçünün de yoğunluklarının gündüzleri çok düşük seviyelerde olduğu görüldü.

Burada en akla yatkın açıklama, anne sütündeki 5’AMP’ın, beyinin salgıladığı diğer bir uyku-destekleyici kimyasal olan GABA’nın salgılanmasını tetiklediği, 5’GMP’nin de vücudun doğal saatini ayarlamaya yarayan melatonin üretimini ateşlediği şeklindedir. 5’UMP’nin de hem REM, hem de REM dışı uykuyu desteklediği bilinir. Bunlar ilk bulgulardır, ama en azından bebeklere geceleri hazır mama veya gündüz pompa ile çekilmiş anne sütü vermenin, onlara bu ilave uyku yardımını sağlayamayacağını düşündürür.

Akşam emzirmelerinin uyku açısından annelere de bazı yararları olabilir. Emzirmek, uyku getiren ve nispeten uykunun derinliğini arttıran prolaktin denilen bir hormonun salgılanmasını harekete geçirir. Bu sizi yenileyen ve ertesi günü göğüslemeye hazırlayan bir uyku türüdür. Bu konuda yapılan küçük bir çalışmada, aynı sürelerde uyanık kalan iki gruptan emziren annelerin, bebeklerini biberonla besleyenlere göre derin uykuda daha fazla, hafif uykuda da daha kısa süre geçirdikleri saptanmıştır. Bunun olası bir sonucu da, meme veren annelerin gece emzirmelerinden daha az etkilendiği çünkü kaliteli derin uyku ile uyanıklık sürelerini telafi edebildikleridir.