Yaz Bebeklerin Kış Bebeklerinden Farkı Var mıdır?

Bebeğin doğduğu mevsimin onun sağlığını etkilediği yolunda da bazı kanıtlar vardır. Örneğin, kuzey yarıkürede aralık ve nisan ayları arasındaki dönemde doğan bebeklerin şizofreni ve manik-depresif bozukluk yaşama riski, nisan ve haziran ayları arasında doğanlarda ise anoreksi olma riski yılın diğer zamanlarında doğanlara göre daha yüksektir.

Tabii ki, doğum ayınızın bütün bunlara etkisi küçüktür ama olsa olsa rastlantıdır diye göz ardı edilemeyecek kadar da büyüktür. Kuzey yarımkürede şubat, mart ve nisan aylarında doğmuş olan bebeklerde şizofreni (ki mevsimlere bağlı rahatsızlıklar arasında en iyi araştırılmış olanlardan biridir) riski yılın diğer zamanlarında doğmuş olan bebeklere göre %5 ila 10 civarında daha fazladır. Bu da bir ebeveyn veya kardeşin bu rahatsızlığa sahip olmasının sebep olduğu risk artışına eşittir.

Bilim insanları da bu eğilimlerin oluşma nedenleri konularında bazı mekanizmalar ileri sürmüşlerdir. Spor konusunda, yılın belli dönemlerinde doğan bebeklerin profesyonel sporcu olma ihtimalinin neden daha yüksek olduğunu açıklamak için “görece yaş etkisi” denilen bir şey kullanılmıştır. Mesela, İngiltere’de genç milli takım seçmeleri eylül ile aralık aylan arasında yapılır ve Futbol Federasyonu’na göre 2008-9 sezonunda Birinci Lig akademilerindeki oyuncuların %57’si yukarıdaki aylar arasında doğmuştur; halbuki mayıs ile ağustos arasında doğanların yüzdesi sadece 14’dür. Burada önerilen açıklama, eylülde doğmuş olan bir bebeğin ağustos’ta doğmuş bir bebeğe göre bir yıl daha fazla antrenman yapma imkanı olduğu ve fiziksel olarak diğerlerinden daha güçlü olabileceğidir. Avrupa ve Kuzey Amerika’nın pek çok yerini de içine alan dünyanın diğer bölgelerinde ise futbol takımları için seçmeler yılın ilk aylarında yapılır ki bu durum da ilkbaharda doğan bebekleri daha avantajlı bir pozisyona sokar.

Sağlık konusunda ise pek çok değişik faktörün iş başında olduğu görülür. Bazı çalışmalar ilkbaharda doğan bebeklerde şizofreni riskinin artmasının sebebinin hamileliğin kritik bir döneminde annelerinin grip gibi virüslere açık olması olduğunu iddia etmektedirler. Daha yakın tarihlerde ise bilim insanları, hamilelik sırasında güneş ışığının düşük seviyelerde olmasından doğan D vitamini eksikliğinin veya serotonin veya dopamin gibi beyin kimyasallarının yılın farklı dönemlerinde değişik seviyelerde olmasının bu durumun ortaya çıkmasında rol oynayabileceği fikrini ileri sürdüler.