Yeni Doğmuş Bebekler Neden Babalarına Benzerler?

Bu büyük bir haksızlık. Bebeklerini dokuz ay karınlarında taşıdıktan, onu dışarı çıkarmak ve doyurmak için canları çıktıktan sonra kadınlar ”AAAy! Ne kadar babasına benziyor” lafını tekrar tekrar duyarlar.

Bir bebeğin babasına olan benzerliğinin gerçek mi, yoksa hayali mi olduğu konusu hâlâ kesin bir karara bağlanmamıştır. Nature dergisinde 1995 yılında yayınlanan meşhur bir yazı ikisi arasında bir bağ olduğunu ifade eder. San Diego’daki California Üniversitesi’nden Nicholas Christenfeld ve Emily Hill, yirmi dört kişinin bir, on ve yirmi yaşlarında çekilmiş fotoğraflarını topladı. Sonra bu karışık fotoğrafları 122 adet gönüllüye gösterip her bir çocuğun değişik yaşlardaki fotoğraflarını bir araya toplamalarını istediler ki gönüllüler bunu başardılar. Fakat sonra buna üç olası veli resmi de eklenince işler daha ilginç olmaya başladı. Gönüllüler, genel olarak, çocukları ana babalarıyla eşleştirmekte zorlandılar ama bir yaşındakileri (anneleri ile eşleştirememelerine rağmen) babaları ile eşleştirmeye gelince, iş değişti. Burada tahminlerinin %50’si doğru çıktı; halbuki eğer rastgele tahmin yapsalardı, bu oran %33’te kalırdı.

Evrimsel psikoloji bu durumda şu tahminde bulunmaktadır: babalarına daha çok benzeyen bebeklerin reddedilme olasılığı daha düşük, dolayısıyla da yaşama şansları daha yüksektir. Babaların %10 kadarının boynuzlanmış olduğu kabul edilirse, bu zekice bir çözümdür.

Yine de bu durumdan canı sıkılmış olan anneleri, bunun tam tersini söyleyen bazı yeni araştırmalar mutlu edebilir. Bu araştırmalardan birinde, Fransa’daki INSERM’den Robert French ile Belçika’daki Liege Üniversitesi’nden Serge Bredart, aynı araştırmayı bir, üç ve beş yaşındaki çocuk fotoğrafları ile tekrarlamayı denediler ve insanların çocukların anne ve babalarını aynı başarı ile tahmin edebildiklerini gördüler.